Barış Çetin İle Röportaj

0 Yorum

Altyapısından yetiştiği Sandıklıspor’a sezon başında dönüş yapan Barış Çetin, tecrübelerini, futbol yaşantısını ve hedeflerini anlattı.

Barış Çetin Sandıklıspor’da yetişen bir futbolcu. Sandıklıspor’daki futbol hayatın nasıldı?

14 yaşımdayken Sandıklıspor’da futbola başladım ve aynı yıl amatör lisansım çıktı. Hocalığını babam, Süleyman Çetin’in yaptığı A ve B genç takımlarda oynadım. Sandıklıspor altyapısındaki bütün takımlarda forma giydim, takım kaptanlıkları yaptım. Birkaç sene sonra A Takım’a yükseldim. A Takım’ının hocalığını yine babamla birlikte İsmail Arık yürütüyordu. Sandıklıspor A Takımı’nda oynarken Afyonkarahisar İl Karması’na seçildim. Seçildiğim bu karmayla profesyonellik yolu açılmış oldu.

Futbolda profesyonelliğe geçiş hikayenle devam edelim. Nasıl profesyonel oldun?

Afyonkarahisar İl Karması ile gruplara kaldık. Grup maçlarımızı izleyen takımlardan 8-10 tane Bank Asya takımı vardı. O zamanki adıyla İstanbul Büyükşehir Belediyespor’dan transfer teklifi gelince, hiç düşünmeden kabul ettim. 2002-2003 sezonunda profesyonel oldum.

İstanbul Büyükşehir Belediyespor’dan başka hangi takımlardan teklif aldın?

Hepsini şimdi hatırlayamıyorum. Elazığspor, Denizlispor, Manisaspor, Karşıyakaspor’dan teklifler gelmişti. İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un hocası Ali Osman Renklibayla da görüşmüştük. Konuşması samimi geldi. Bende hiç düşünmeden imzayı attım. Keşke imza atmasaydım. Çünkü son maçta Beşiktaş PAF Takımı’ndan izlemeye geldiler ve beni istediklerini söylediler. A Takım ile idmana çıkarsın, altyapıyla maçlara çıkarsın dediler. Ama ben İstanbul Büyükşehir Belediyespor’a imza attığım için Beşiktaş ile anlaşamadım.

Acaba İstanbul Büyükşehir Belediyespor’a imza atarken aceleci mi davrandın?

Denenmek için bir çok takıma gitmiştik. Kulüpler yetiştirme bedeli ödeme konusunda sorunlar çıkartıyorlardı. Bende artık, o sene futbolu bırakmayı düşünmeye başlamıştım. Üniversete sınavlarına hazırlanmaya başlayacaktım. Bir şans olarak Afyonkarahisar İl Karması’na seçildim. İstanbul Büyükşehir Belediyespor’dan teklif gelince de çok fazla düşünmek istemedim. Hemen imzalamak istedim. Aslında iyi de yapmışım diyebilirim.

Birçok profesyonel takımda forma giydin. Sezon başında da altyapısından yetiştiğin Sandıklıspor’a transfer oldun. Sandıklıspor’a dönüş hikayeni senden dinleyelim.

Sandıklıspor, beni geçen yıl da istedi. Geçen yıl devre arası Sandıklıspor Onursal Başkanı İsmail Elibol ile görüşmüştük. Bayrampaşaspor’dan para sıkıntılarından dolayı ayrılacakken, param yatınca ayrılamadım. Bu sezon başı Sandıklı Belediye Başkanı Mustafa Çöl ile görüştük. Ben normalde 2. Lig takımı Tepecikspor ile anlaşmıştım. Bir futbolcunun her zaman hedefi üst liglerde oynamaktır. Anlaşmamda sıkıntı çıkınca, oradan ayrılmak zorunda kaldım. Daha sonra, Sandıklıspor’dan teklif gelince yuvaya dönüş yaptık.

O zamanki ismiyle İstanbul Büyükşehir Belediyespor’da kalıcı olman beklenirken, Erzincanspor’a transfer oldun. İstanbul Büyükşehir Belediyespor’daki kariyerin ve Erzincanspor’a trasnferin hakkında neler söylemek istersin?

Bu transfer kariyerimi olumsuz yönde etkiledi. O sezonun bitmesine 7-8 hafta kala Kayseri Erciyesspor’la anlaşmıştım. Ancak dizimden bir sakatlık geçirdim. O sıralar Ümit Milli Takım’a da gidiyordum. Dizimden sakatlanınca sezonu kapattım ve transfer işi de iptal oldu. Sonraki sezon geri döndüğümde hoca değişti. Genç oyuncu olduğumuz için de çok fazla sıcak bakmadılar. İyi bir kamp dönemi geçirmiştim ama oynama şansım olmadığından, genç oyuncununda oynaması lazım, hocaya gitmek istediğimi söyleyerek izin istedim. O ara 2. Lig’de mücadele eden Gaziantep Büyükşehir Belediyespor ile görüşüyordum. Yönetimle ilgili maddi sorunlar çıkınca, beni Erzincanspor’a yönlendirdiler. Erzincanspor’da benim adıma işler iyi giderken, kulüp adına işler yolunda gitmedi ve takım küme düştü. İstanbul Büyükşehir Belediyespor’a döndüğümde küme düşmüş takımdan geliyor gözüyle bakıldı. O sene, yine de İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile anlaşarak, orada kaldım. Ama Erzincanspor’a gitmeyip, kendi takımımda kalmış olsaydım, daha farklı başarı gösterebilirdim. Çünkü toparlanmam çok zaman aldı.

Türkiye’nin birçok profesyonel takımında forma giydin. Sandıklıspor ise 19 yıl aradan sonra tekrar profesyonel oldu. Formasını giydiğin diğer profesyonel takımlarla Sandıklıspor arasında ne gibi farklılıklar görüyorsun?

Hayatımda ilk defa 3. Lig’de oynuyorum. 11 yıl 2. Lig’de oynadım, 2-3 yılda Bank Asya’da oynadım. Üst liglerin yapısıyla alt liglerin yapısını bir tutamazsınız. Sonuçta hem yöneticilerin hem de futbolcuların o liglerdeki profesyonelliğe yaklaşımları ile buradaki profesyonelliğe yaklaşımlarında büyük farklılık var. 3. Lig’e yaş sınırının da getirilmesiyle takımların hepsi çok gençleşti. Genç arkadaşlarla uğraşmak haddinden fazla zor. Takımı düzlüğe çıkarmak için bazen kırılma maçları oluyor. Tecrübeli oyuncular bu tür maçlara rahatlıkla konsantre oluyor ama gençleri aynı şekilde konsantre edemiyorsunuz. Tecrübe eksikliği burada görülüyor. Babasından 50 TL isteyemeyecek adamın cebine 15-20 bin TL koyduğun zaman bir anda “Ne oldum?” diyor. Aç değiller yani. Ben 3. Lig’de çok profesyonellik olduğunu düşünmüyorum. Sandıklıspor’da geçirdiğim 12 haftada ligin durumunu böyle gözlemledim.

Sandıklıspor, bu sene Türkiye Kupası’nda 3. tura kadar yükselebilirken, ligde ise 16. sırada bulunuyor. İki farklı kulvardaki bu tutarsızlık sence neden kaynaklanıyor? Takımın ligdeki kötü grafiğinin sebepleri neler sence?

Alt liglerde bulunan bir takımın, lig maçına konsantre olması ile üst ligteki bir takıma karşı oynadığı maça konsantre olması farklı olur. Ben 2. Lig’de oynarken, Bank Asya takımlarına karşı başarılarımız vardı. Ama her takımda böyle olmuyor işte. Oyuncular konsantre olamıyor. Burada tesis şartlarına da değinmek gerek. Kaldığımız tesiste bizleri motive edecek hiçbir şey yok. Ayrıca stat zeminimiz de çok sıkıntılı. Ben bu başarısızlığı, tutarsızlığı motive eksikliğine bağlıyorum. Ligde de kötü futbol oynamıyoruz ama bir şanssızlıktır gol atamıyoruz. Üzerimizde onun da sıkıntısı var.

Sandıklıspor’un Türkiye Kupası 3. turunda Adana Demirspor ile karşılaştığı maçı izlerken Sandıklısporlu oyuncuların “Zaten biz bu maçı kazanamayız” gibi bir düşünceyle oynadıkları izlenimini edindim. Maça başlarken maçı kazanamayacağınız yönünde bir düşünce hakim miydi sizlerde?

Maçı kazanamayız düşüncesiyle oynamadık. Ama sonuçta PTT 1. Lig takımı olan, transfere trilyonlar harcayan, Beşiktaş’da, Fenerbahçe’de oynamış futbolcuları barındıran bir takımla oynadık. Onlara karşı oynamak, her zaman zordur. Ayrıca, böyle takımlara karşı deplasmanda oynamak, işi daha da zorlaştırır. Bir de şunu söylemek istiyorum; o hafta Pazar günü ligde maç oynadık. Pazartesi günü yola çıktık ve 11-12 saat yol gittik. Böyle olunca takımda aşırı bir yorgunluk oluştu. Golü erken yemeseydik belki direncimiz artardı. Ama golü de erken yiyince, iyice gardımız düştü. Futbolcuların beyninde de bu maçı bırakıp lige sarılma düşüncesi oluştu.

Sandıklıspor’u geçen sene dışarıdan takip ettin. Geçen sene play-off oynamış bir Sandıklıspor varken, bu sene ligde durumu çok kötü olan Sandıklıspor var. Sence bu düşüşün sebepleri neler?

Benim gözlemlediğim kadarıyla 2. ve 3. Lig’de havayı yakalamak çok önemli. Biz Bayrampaşaspor’da 2 sezon önce 3. Lig’den yeni çıkmış ve çok iyi olmayan kadromuza takviye ettiğimiz 3 tecrübeli oyuncuyla play-off oynadık. Bu da tamamen havayı yakalamakla ilgili bir durumdu. Hava yakalamanın yanında maddi imkanlarda önemli. Geçen seneye göre, Sandıklıspor’da bu sene maddi kayıp var. Buraya gelen futbolcu bir önceki sezonda takımın durumuna bakarak geliyor. Futbolcuya verilen sözler yerine getirilemediğinde de futbolcunun morali bozuluyor. Geçen yıl verilen primlerle bu sene verilen primler belli.

Barış Çetin’in bundan sonraki kariyer planlaması nasıldır acaba?

Ben Sandıklıspor’a gelirken, son demlerimi yaşamak için gelmedim. 4-5 sene daha oynayabileceğimi düşünüyorum. Hocalığa da bir yerden başlamak gerek. Buraya gelirken konuştuğumuz yöneticilerle bu çerçevede bir konuşma yaptık. Yarın bakarsın takımın başına hoca olarak biz gelmiş olabiliriz.

Bu hoş sohbetin için teşekkür ederiz. Son olarak okuyucularımıza, taraftarlara iletmek istediğin bir şey var mı?

Ben teşekkür ederim. Taraftarımıza sürekli yanımızda oldukları için teşekkür ediyorum. Takımı bir yerlere getirme çabamızda kırılmalar yaşıyoruz. Hep birlikte bir bütün olursak, takımı iyi yerlere getirmekte başarılı olacağımızı düşünüyorum.

SANDIKLI-ORHAN ONUR GEMİCİ

Yorumlayın
Paylaş

Bir gönderi yayınlayabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş

İngilizce Kursu - İngilizce Dersi - İngilizce Eğitimi - İngilizce Kursları