“Ekosistemi bozan nükleer santrallere karşıyız”

0 Yorum

Çevre sorunları ile ilgili çalışmalar yapan bir sivil toplum kuruluşu olan TEMA Vakfı’nın Adapazarı ilçe temsilcisi Ünsal Yürek ile vakfın çalışmaları, yerel ve uluslararası projeleri, çevreye zarar veren faaliyetlere karşı alınan önlemler üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Keyifli okumalar.

SEDA ÖZDEMİR (SÖ): TEMA Vakfı olarak amaçlarınız ağaçlandırma, erozyonla mücadele ve doğal varlıkların korunması. Bu amaçlar doğrultusunda yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

ÜNSAL YÜREK (ÜY): Öncelikle doğa koruma faaliyetlerinin çocuklarla gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Bu yüzden vakfın büyük bir payını eğitim faaliyetleri oluşturuyor. Bu eğitim faaliyetleriyle alakalı, Dünya Toprak Günü’nde, Dünya Su Günü’nde, Erozyonla Mücadele Haftası’nda, Orman Haftası’nda okullara ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Orman Haftası’nda Orman Bölge Müdürlüğü’yle eğitim etkinliklerine katılıyoruz. Bunun haricinde Dünya Su Günü’nde su varlıklarına dikkat çekmek için yürüyüş düzenliyoruz. Üniversite öğrencileriyle beraber etkinlikler yapıyoruz. Bu ekip işi. Üniversiteden arkadaşlarımız var. Çoğu etkinliklerimizi onlarla ortak yapıyoruz zaten.

SÖ: Kuruluşunuzdan bu yana istediğiniz bilinç düzeyine ulaşabildiğinizi düşünebiliyor musunuz Adapazarı olarak?

BİR ÇOCUĞU KAZANDIĞINIZDA AİLESİNİ DE KAZANMIŞ OLUYORSUNUZ”

ÜY: Adapazarı’nda insanları yavaş yavaş çekmeye başladık. İnsanlar etkinliklerimize katılmaya başladı. Bu da zamanla olabilen bir şey. Biz çalıştıkça, güzel şeyler yapmaya gayret ettikçe insanlar da katılıyorlar. Mesela bundan önceki yürüyüşümüzde 20 kişi vardı, bir sonraki yürüyüşümüzde 40 kişiye çıktı. Bu seneki yürüyüşte de belki 80-100 kişiye çıkarız. Demek ki çalışınca oluyor.

Üniversitelerden katılımlar güzel. Halka inmeye çalışıyoruz. Halka inebilmek için okullarda çalışmalar yapıyoruz. Bir çocuğu kazandığınız zaman o çocuğun ailesini de kazanmış oluyorsunuz. Bir çocuğun ailesini kazandığınız zaman da kısmen halka inmiş oluyorsunuz zaten.

SÖ: Genç nesilleri bilinçlendirme noktasında okullarda bir eğitim çalışmanız var mı?

ÜY: Evet var. 30-40 yaşındaki bir insana ağaç sevgisini, doğa sevgisini aşılayamazsınız belki ama 6-7 yaşındaki bir çocuğa bunu çok kolay verebiliyorsunuz. Almaya da açık oluyorlar. Mesela benim en beğendiğim etkinlikler anaokulu etkinlikleri. Anaokullarında çocuklara çok rahatlıkla erişebiliyorsunuz. Dimağları çok açık ve kirlenmemiş. O yüzden o çocuklara ağaç sevgisini aşılamak çok kolay. Zaten bu programlar da Milli Eğitim’in desteklediği programlar. Onlar dahilinde bu programları ilerletiyoruz. Mesela en son üçüncü ve dördüncü sınıflar için “Ağaç Kardeşliği” projemiz var. Üç senedir bu proje gündemde. Onun dışında IKEA’nın “Dünya Evimiz” diye bir programı var. Şuan bu programlar var. Onun dışında Minik TEMA, Orta Okul TEMA, Lise TEMA, Yavru TEMA, Genç TEMA gibi rutin programlarımız da var.

SÖ: TEMA Vakfı’nın katılımcısı olduğu “İklim Ağı” hakkında bizi kısaca bilgilendirir misiniz? Ortak çalışmalarınız nelerdir?

ÜY: İklim Ağı dünyadaki iklim organizasyonlarının katıldığı bir ağ. Biz de onun bir parçasıyız. Amaç iklim değişikliğine karşı olmak. En son Paris’teki görüşmelere katıldılar. Onun haricinde Türkiye’de bir yürüyüş gerçekleşti en son. TEMA olarak, iklim değişikliği konusunda politikalar geliştiriyoruz ve bunları karar vericiler ile paylaşıyoruz. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çevre Sözleşmesine (UNFCCC), Türkiye’den gözlemci olarak akredite olan ilk sivil toplum kuruluşu olarak, Uluslararası süreçleri yakından takip ediyoruz ve bu süreçleri etkileme konusunda diğer sivil toplum kuruluşları ile birlikte çalışıyoruz. Ortak politikaları üreten ve iklim değişikliği konusunda çalışan EEB (European Environmental Bureau) ve CAN-E (Climate Action Network Europe) gibi sivil toplum ağlarında etkin rol alıyoruz. Bu ağlar sayesinde, uluslararası politika yapma süreçlerini etkileyerek, iklim değişikliği konusundaki küresel sorumluluğumuzu da yerine getiriyoruz.

SÖ: Salda Gölü ve çevresinde millet bahçesi, 50 araçlık otopark ve tesisler yapılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

ÜY: TEMA Vakfı hiçbir zaman bilimsel değerlere dayanmadan, hukuki yollar biçmeden konuşmaz. Eğer gerekiyorsa davası açılır. Ondan sonra da hukuki süreçler devam eder. Şuanda bir yorum yapmak mümkün değil ama tabii ki gönlümüzden Salda Gölü’nün etrafında herhangi bir yapılaşma olmaması geçiyor diyebilirim.

SÖ: Avrupa’nın ikinci en büyük longoz ormanı olan İğneada’da nükleer gündemde. TEMA’nın bu konuya bakış açısı nedir?

ÜY: Nükleere karşıyız. Şuanda bunun davası da devam ediyor. Bazı sıkıntıları var hatta ÇED raporuna karşı olduğumuz birçok nokta var. Mesela atıkların bertarafı konusunda herhangi bir çalışma yok. Kullandığınız hammadde yurt dışından gelecek. Bunun haricinde ekosistemi bozuyor biliyorsunuz. Orada bir problem meydana geldiği zaman etki alanı ÇED’ de sunulan km’nin çok ötesinde bir alan olacak.

DOĞA VE İKLİME KARŞI “SAVUNUCULUK FAALİYETLERİ”

SÖ: Bu şekilde iklime, doğaya zarar veren konulara TEMA nasıl karşı çıkıyor? Neler yapıyor?

ÜY: Onlara biz kısaca “savunuculuk faaliyetleri” diyoruz. Vakfın kendi içinde savunuculukla faaliyetleriyle ilgili, Avrupa’yla ilişkilerle ilgili bir bölümü var. Çevre, eğitim, orman ve fidan bölümümüz var. Bunların arasında savunuculuk dediğimiz bölüm bu tipte vakalarla ilgileniyor. Davaları onlar takip ediyorlar. Mesela en son Tekirdağ’da bir termik santral kurulacaktı. Onun dava süreçlerini bu bölüm yönetti. Netice itibariyle kazanıldı, vazgeçildi projeden.

Dava süreci başlıyor. Başladıktan sonra oradaki insanlarla hareket etmeye, bilgilendirmeye, örgütlemeye başlıyorsunuz. Bundan sonra da zaten her şey bölge halkıyla bitiyor. Bölge halkı karşı çıkarsa biliyorsunuz ki yapamıyorsunuz.

ÜY: Ağaç Kardeşliği çok güzel bir proje. Bu projenin finansman desteğini koşucularımız karşılıyorlar. Koşu takımı da sizin benim gibi insanların oluşturduğu gönüllüler. Avrasya Maratonu’nda, Antalya’daki maratonda, Bozcaada’daki maratonda koşuluyor. Adım Adım Derneği’nin 4 sene önce ortaya attığı bir yöntem bu. Itır Erhart hanımın oluşturduğu bir vakıf. Itır hanım İngiltere’de yaşayan bir Türk doktor. Orada yaşarken bu organizasyonu görüyor. Yani insanlar koşuyor ve para topluyorlar maratonlarda. Buradan hareketle Türkiye’de de başladı. 4-5 yıldır insanlar vakıflar için hem koşuyorlar hem para topluyorlar. Bu toplanan paralarla da birçok proje gerçekleşiyor. Mesela bunun içerisinde TEMA, LÖSEV, TEGEV, Koruncuk Vakfı var. Ve bizim Ağaç Kardeşliği projemiz bu koşucuların destekleri sayesinde finanse edildi. Bu projede şu var: İlkokul çocuklarıyla beraber ağaç, fidan yetiştiriyoruz tohumdan itibaren. Ve bu tohumun büyüme süreçlerini gözlüyoruz. Tohum bir yaşına geldiğinde bu tohumu okulun bahçesine veya yetiştiren çocuğun öngördüğü herhangi bir yere dikiyoruz. Onun da vakfın Orman Müdürlüğü’yle beraber Türkiye’nin Balıkesir bölgesinde bir kardeşi olacak. Onla beraber büyüyecek ve bu projenin adı Ağaç Kardeşliği projesi olacak. Hem Balıkesir’de bir ağaç olacak hem Sakarya’da bir ağaç olacak.

SÖ: Peki size finans anlamında en büyük katkı sağlayan kuruluşlar hangileri?

ÜY: TEMA Vakfı’nın bazı mal varlıkları var. Oradan elde edilen gelirler var. Onun haricinde İş Bankası Maximum Kart, Doğa Kart, TEMA Kart diye bir kart var. Burada belli başlı kaynaklar var. Onun haricinde bağışlar var. Vakıf’ın satışa sunduğu ürünler var. Peyzaj bölümü var. Davetiyeler, çelenk bağışları, doğum günü gibi gelirler var. Birçok vakıf var. Vakıf geleneği çok eski bir gelenek. Osmanlılardan hatta Selçuklulardan beri var olan bir gelenek. Ve bizim vakfın bir özelliği var: Biz devletle beraber çalışan bir vakıfız. Mütevelli heyetinde Diyanet İşleri Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Orman Bakanlığı gibi devletin birçok kurumundan bürokratlar var.

SÖ: Bağlı olduğunuz uluslararası kuruluşlar ve ortak çalışmalarınız nelerdir?

ÜY: TEMA Vakfı olarak şuan bir adet uluslararası proje yürütmekteyiz. ENV.net projesi (“ENV.net Batı Balkanlar ve Türkiye için AB’nin Politika Gündeminde Çevre Portföyünü Etkinleştirme” Projesi), 2009-2012 dönemi arasında uygulanan Çevre Forumu’na dayanmakta olup çevre konularında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının (STK) ulusal mercilerle yapıcı bir diyalog geliştirmesine yönelik olarak bu STK’ların kapasitesini geliştirmeyi hedeflemektedir. ENV.net projesinin üçüncü dönemi 2017-2020 dönemlerini kapsamaktadır. Mevcut projenin amacı, yerelde savunuculuk çalışmalarını desteklemek, vatandaşların sorunları dile getirerek kararlara katılımını sağlamak ve AB çevre müktesebatına uyum sürecinde çevre alanındaki reformları teşvik etmek ve katılımcılığı artırmaktır.

ENV.net projesinin üçüncü dönemi, Türkiye ile Batı Balkanlar’ı kapsayacak şekilde toplamda dokuz ortakla yürütülmektedir. Projede, Türkiye’den bir STK, Batı Balkan ülkelerinden altı STK ile AB üyesi iki ülkeden STK’yı kapsamaktadır. Proje stratejisi, proje ortaklarının ulusal ve yerel düzeyde kamu-sivil toplum diyalogunu geliştirmesi, çevre alanındaki reformların izlenmesi ve analiz edilmesi ile AB’ye uyum sürecinde vatandaşların sesini duyurmak için fırsatlar yaratması olarak özetlenebilir.

Projenin genel amacı, çevre politikalarının geliştirilmesine ve AB standartları düzeyinde uygulanmasına katkı sağlamaktır. Bu amaçla çevre STK’ları, medya ve politika yapıcılar gibi aktörler arasında karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlamanın yanı sıra teknik ve finansal ortamın iyileştirilmesinin desteklenmesi amaçlanmaktadır.

Projenin özel amacı ise ENV.net’i Türkiye ve Batı Balkanlar bölgesinde lider bir platform olarak konumlandırmak ve bölgedeki paydaşlar arasında çevresel politikaları etkileyen bir köprü kurmaktır. Ayrıca projenin uygulandığı bölgede döngüsel ekonomi konusunda bilincin artırılması ve iklim değişikliği ile mücadelenin yoğunlaştırılması öngörülmektedir. Proje kapsamında ortaklar arasında karşılıklı öğrenme fırsatları, medya ve yerel STK’lara organizasyonel desteğin sağlanması gibi birbiriyle kesişen ve birbirine katkı sağlayan çalışmaların gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.

Proje ortakları: Co-PLAN (Arnavutluk), TEMA Vakfı (Türkiye), Foundation Punto.sud (İtalya), EEB (Belçika), Green Home Udruzenje (Karadağ), LIR Evolution (Bosna Hersek), 4X4X4 Balkan Bridges (Makedonya), Enviromental Ambassadors for Sustainable Development-EASD (Sırbistan), Advocacy Training and Resource Center (Kosova).

Yorumlayın
Paylaş

Bir gönderi yayınlayabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş

İngilizce Kursu - İngilizce Dersi - İngilizce Eğitimi - İngilizce Kursları