“Fotoğrafçılık İlk Günkü Işıltısını Hiç Kaybetmeyen Bir Sevda”

0 Yorum

Fotoğraf makineleri, kameralar günlük hayatımızı kapsamış durumda. Fotoğraflar, gün geçtikçe kendisine olan ilgiyi arttırmayı başarıyor. Fotoğrafa yönelik sosyal medya uygulamalarının da popülerleşerek çoğalması fotoğrafçılık mesleğini daha da popüler hale getiriyor.

Fotoğraf ve fotoğrafçılık üzerine konuştuğumuz röportajımızın konuğu Azerbaycan’ın genç fotoğraf sanatçılarından İqlime Memmedli oldu. Severek yaptığı mesleği hakkında keyif dolu bir sohbet gerçekleştirdik. Keyifli okumalar.

Röportaj: Ayten Alizade

AYTEN ALİZADE (AA): Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

İQLİME MEMMEDLİ (İM): Klasik bir giriş cümlesi olarak isim ve soyadımı söyleyerek başlayayım. İqlime Memmedli. Fotoğrafçıyım. Ama eğitimimi müzik teorisi üzerine aldım. Çocukluktan bu yana resim çekiyorum. Fotoğrafa olan ilgim ve merakım çok büyük. Annem kendisi de eğitimini çizgi film yönetmenliği üzerine almış. Bu merak genlerden gelen bir şey herhalde. Çocukluktan beri en büyük hayalim gelecekte ünlü bir ressam olmaktı. Hayalimi anlatayım. Öncelikle kendi resim galerimi açacağım. Dünyaca meşhur olacağım ve insanlar galerime gelecekler. Bunu küçüklükten beri çok büyük hevesle hayal ediyorum. Sade vatandaşım. Sevgiye, dostluğa, Tanrı’ya inanıyorum.

“KENDİM BİLE BİLMEDEN BAKTIM Kİ, BU İŞİN İÇİNDEYİM”

AA: Fotoğrafçılık hikayeniz nasıl başladı?

İM: Söylediğim gibi fotoğrafçılık hikayemin başlangıcına ilk adımlar ben küçükken atıldı. Kendim bile bilmeden baktım ki bu işin içindeyim. Artık ben bir resimde daha çok güzellik aramaya başlamıştım. Kalemle çizdiğim resimdeki insanlara can vermek istiyordum. O zamanlar rakamsal fotoğraf makineleri vardı. Sonralar onlarla fotoğraf çekmeye başladım. Sonra bir gün annemden bana profesyonel fotoğraf makinesi alması için rica ettim. 1 ay sonrasında fotoğraf makinemi elime alarak büyük mutluluğumu yaşadım. Sonrasında bu işi profesyonel olarak yapmaya başladım.

AA: Sizce iyi bir teknik bilgi mi yoksa iyi bir bakış açısı mı daha önemli?

İM: Benim için en önemlisi iyi bir bakış açısı. İyi bir bakış açısı olması gerekiyor ki sonrasında adımlar atıp yeni bilgiler öğrene bilesin. Teknik bilgi de bakış açısı kadar aynı seviyede olması gerekiyor. Ama tabii ki ilk önce bakış açısı geliyor.

“FOTOĞRAFLARINI ÇEKTİĞİM İNSANLARLA SOHBET EDİYORUM”

AA: En çok hangi fotoğraf türünde fotoğraflar çekmeyi seviyorsunuz?

İM: En çok insan fotoğrafları, sokak fotoğrafları, tabiat fotoğrafları kapsamında fotoğraflar çekmeyi seviyorum. Fotoğraf makinemi elime alıp sokağa çıkıyorum. Fotoğrafa baktığınızda o duyguyu yaşayabileceğimiz fotoğrafları kadrajıma yansıtıyorum. O yüzden sokak fotoğraflarına daha çok önem veriyorum. Bu dilenci de olabilir veya başka bir insan da. Sokaktaki insanları çekerken sonrasında onlarla sohbet etmeye başlıyorum. Etrafımdaki insanlar çok garip bakıyorlar bana. Bu konuda çok eleştiriler alıyorum. Aslında sokakta sohbet ettiğim insanların çoğu bana zarar verebilecek insanlar. Ama ben onlarla konuşmaya başladığımda onlara ayak uyduruyorum. Hatta çektiğim fotoğraflarımı beğendiğimde de çok duygu dolu anlar yaşıyorum. Fotoğrafçılık bende ilk günkü ışıltısını hiç kaybetmeyen bir sevda.

AA: Fotoğraf artık hobi yerine sanat oldu. Bir fotoğrafçı olarak örnek aldığınız isimler var mı?

İM: Tabii ki var: Xalid Zeynalov. İlk önce onun ismini söyleyebilirim. Benim için fotoğrafları muhteşem. O da portreler çekiyor. Kerim Talıbov da var. Bir de Ferqane Hanım. Ferqane Hanım daha çok tabiat fotoğrafları çekiyor. Yurt dışındaki fotoğrafçılardan en çok beğendiğim ise Lee Jeffries, Phil Chester, Kat İrlin’i örnek olarak gösterebilirim.

AA: National Geographic, fotoğraflarla ilgili olarak yarışmalar düzenliyor. Bu fotoğraflar konusunda ne düşünüyorsunuz? Yapılan bu yarışmalara katılmayı hiç düşündünüz mü?

İM: Tabii ki çok muhteşemler. Sosyal medya aracılığıyla görüyorum. Tam olarak elimdeki imkanlar bakımından o seviyeye geldiğimi düşünmüyorum. Bu yüzden de o yarışmalara katılmak için tam hazır hissetmiyorum kendimi. Gelecekte tam hazır olursam katılmayı planlıyorum ben de.

AA: Fotoğrafçılığın çağımızda popülerleşmesi ile kalitesinin düştüğünü düşünüyor musunuz?

İM: Fotoğrafçılık sanat ile iç içe olduğu için, sırf sanat yeteneği ile doğulan insanlar var.

AA: Sizce medya, dijital kameralar, yeni nesil telefonlar fotoğrafçılığı nasıl etkiledi?

İM: Sosyal medya fotoğraflar ve fotoğrafçılık üzerinde daha büyük role sahip. Fotoğrafçıların daha tanınır olması için zemin yarattı. Dijital kameralar, yeni nesil telefonlar da çok kullanışlı olsa da insanlar işin profesyonel şekilde olmasına daha çok önem veriyor. Böyle bir durumda fotoğrafçılara daha çok ihtiyaç doğuyor.

AA: Fotoğrafçılıkla beraber şiirler de yazıyorsunuz. Nigar Ceferova’nın kendisinin seslendirdiği şiirleriniz var. Şiire nasıl başladınız? Nigar Hanım’la bu konuda iş birliği var mı?

İM: Şiire ne zaman başladığımı hatırlamıyorum. Ama hayatımın en ağır döneminde şiir hayatıma girdi. Şiire fotoğrafçılıktan daha öncesinde başladım. Ama önceleri sosyal medyada olmadığım için şiirleri paylaşamıyordum, insanlar görmüyorlardı. Fotoğrafçılık yapmaya başladıktan sonra resimlerimle birlikte şiirlerimi de paylaşmaya başladım. Nigar Ceferova ise bana şiirlerimi seslendirebileceği konusunda ricada bulunmuştu. Bu teklif benim çok hoşuma gitmişti. Bu şekilde şiirlerimi seslendirmeye başladı. Ama aramızda bir iş birliği söz konusu değil. Geleceğe dair böyle bir şey düşünmedim daha. Bu arada roman yazma gibi bir planım var.

“İNSANLARIN GERÇEKÇİ YANLARINI RESİMLERE KATMAYA ÇALIŞIYORUM”

AA: Şiirler ve fotoğraflar arasında olan bağlantı konusunda ne düşünüyorsunuz?

İM: Bir insanın fotoğrafını çekiyorsun. Fotoğraf canlı bir şey değil. Ama o fotoğrafa baktığında birçok şey anlayabiliyorsun. Fotoğrafların insanlara bazı duyguları geçirme gibi bir özelliği var. Şiirler de bu şekilde. Öyle iki mısra oluyor ki bir romana beraber oluyor. O iki mısra her şeyi anlatıyor. Fotoğraf daha çok gerçekliği yansıtıyor. Ben fotoğraflarımı çekerken de insanların gerçekçi yanlarını resimlere katmaya çalışıyorum. Şiir bunun yanında ikinci planda kalıyor.

AA: Peki gelecekte kendinizi nerede görüyorsunuz? 

İM: Bir başarı elde edeceksem eğer Azerbaycan’da kazanıp öyle gitmeyi planlıyorum. Azerbaycan’ı fotoğraf konusunda diğer ülkelerde tanıtmak, temsil etmek çok isterim.

AA: Kurum veya kuruluşlardan işinizle ilgili olarak teklifler alıyor musunuz?

İM: Evet fotoğrafçılık alanıyla ilgili birçok yerden teklif geliyor. Birçok insanlarla da çalıştım. Ama şu an herhangi bir kurum ve kuruluşa bağlı olarak çalışmıyorum.

AA: Son olarak gelecekte yapmayı planladığınız hedefleriniz hakkında ne söyleye bilirsiniz?

İM: Gelecekte fotoğrafçılık alanı üzerinde daha çok işler görmeyi planlıyorum. Gerçekçi olmak gerekirse daha çok yol katettiğimi düşünmüyorum. Önümde uzun bir yol var ve her şeyin güzel olacağını umut ediyorum. Buna inanıyorum.

Yorumlayın
Paylaş

Bir gönderi yayınlayabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş

İngilizce Kursu - İngilizce Dersi - İngilizce Eğitimi - İngilizce Kursları