Hikmet Çetinkaya, Alev Gürsoy Cimin’e Konuştu

0 Yorum
Charlie Hebdo’nun son sayısının kapağını köşesine taşıyan ve hakkında soruşturma başlatılan Cumhuriyet Gazetesi’nin hedefteki yazarı Hikmet Çetinkaya Medyaradar röportajcısı Alev Gürsoy Cimin’e konuştu. Korkmuyorum diyen Çetinkaya ‘nın eleştirilere yanıtı şu: Çalmadık, vurmadık sadece yazı yazdık…

“Cumhuriyet’te kimse kimseyi satmaz” diyor. Yaptığının da doğru olduğunu düşünüyor. “Yazmak suç mu” diye soruyor? Cumhuriyet Gazetesi’nin duayen yazarlarından Hikmet Çetinkaya!
Paris’te geçtiğimiz hafta yaşanan ve mizah dergisi “Charlie Hebdo” çalışanlarını hedef alan terör saldırısı sonrası tüm dünya ayağa kalktı, gösteriler düzenlendi, protesto gösterileri yapıldı. İşte o kanlı saldırının ardından dünyanın dört bir yanında gazeteler tepki manşetleri attı. Derginin son sayısına yer verdi. O gazetelerden biri de Cumhuriyet oldu. Charlie Hebdo dergisinin son sayısının bir bölümünü sayfalarında yayımlayan Cumhuriyet gazetesi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Hz. Muhammed karikatürünün yer aldığı Charlie Hebdo kapağını köşesinde yayınladığı gerekçesiyle ifadeye çağrılan Hikmet Çetinkaya ile konuştum. Bu yaptığınız risk almak değil mi, bunlar hassas konular dedim, yanıtları beklediğim gibiydi. Eleştirilere yanıtı hayli sertti. Çetinkaya, hırsızlık yapmanın suç olmadığı ülkede terörü lanetlemek suç mu oldu diye soruyor… İşte röportajımızın detayları… Mutlu bir hafta diliyorum sizlere…

Hikmet Bey, bir meslektaşınız olarak öncelikle geçmiş olsun diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Köşenizde Charlie Hebdo’ya yer verdiniz ama malumunuz hassas bir konuydu, ölüm tehditlerine varana kadar aldınız. Doğru bir karar mıydı sizce yaptığınız, şu an aldığınız tepkileri görünce pişmanlık duyuyor musunuz?
Teşekkür ederim ama burada yanlış olan şey nedir, neden pişman olayım. Terörü lanetlemek suç mu soruyorum size? Biz burada kanlı bir saldırıya, bir insanlık suçuna tepki gösterdik. Arkadaşım Ceyda Karan da bana destek için konuyu sayfasına taşıdı. “Hepimiz Charlie Hebdo’yuz” dedik. Terörün dili, dini, ırkı yok, inancı yok. Terör nereden gelirse gelsin bir insanlık suçudur. Ben böyle düşünüyorum ve hayatım boyunca da hep böyle algıladım. Biz ulus olarak terörden çok çektik ve hala terör ile iç içe yaşayan bir toplumuz. Dil, din, ırk inanç temelindeki siyasallaşmaya da karşıyım ben, her şeyden önce demokrasi, laik, demokratik bir hukuk devletinde temel özgürlükler gelir, bu da önce basın özgürlüğünden başlar. Bu bir dayanışmaydı. Dünyanın 53 ülkesi Charlie’yi yayınlıyordu, Cumhuriyet de bir seçki yaptı yönetim kararıyla. Bende bunu doğal olarak bir duyarlılık olarak köşeme taşıdım. Orada terörü lanetleyen bir Müslüman dindar var.

“ASLA DİNLE ALAY ETME, AŞAĞILAMA YOK”
Bunlar çok hassas konular, hele de çoğunluğun muhafazakâr olduğu bir ülkede, dini değerlerle ilgili bir eylemde bulunmak… Bu yaptığınız bir nevi risk almak değil miydi peki, aldığınız tepkiler ortada?

Neden risk olsun.  Ben ne yaptım ki? Burada dinle alay etmiyoruz, aşağılamıyoruz. Dine hakaret mi var orada? Asla yok. Öyle bir şey olsa zaten o köşeye konulmaz.
“YAZDIKLARIMIZDAN KORKARSAK YAŞAMAMIZIN ANLAMI KALMAZ”
Charlie Hebdo dergisinin Hz. Muhammed olduğu iddia edilen karikatürünü köşeniz de yayınlamak bence hem büyük cesaret hem de büyük risk!
Bakın biz 70 milyon nüfusu olan bir ülkede yaşıyoruz. İstanbul’da 15 milyon insan geziyor. 50-60 kişinin ya da bin-iki bin kişinin sosyal medyadaki yazdıklarını çizdiklerinden korkarsak bu ülkede yaşamanın anlamı ne?
Burada şu soruyu sormalıyız niye acaba Cumhuriyet, Birgün ve Evrensel Gazetesi dışında başka bir gazete tam anlamıyla dik durarak destek vermedi basın özgürlüğüne, neden niçin?
“SADECE CUMHURİYET DEĞİL TÜM GAZETELER BU İNSANLIK SUÇUNA DUYARSIZ KALMAMALIYDI”
Bazı gazeteler size destek olmayı bırakın, çok sert manşetlerle tepki gösterdi,  gazetenizin bu duruşunu ağır sözlerle eleştirdi. Buna ne diyorsunuz?
O sayfaları oraya koymanın neresi suç oluyor? Neyi eleştiriyorlar. Onlar da aynı tavrı takınmalı, basın özgürlüğüne sahip çıkıp, o büyük insanlık suçunu lanetlemelilerdi. Siz Anayasa’nın genel hükümlerindeki 160 ve 138. Maddelerinde ne diyor biliyor musunuz, ben size okuyayım (Okuyor)  “Hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar;  Anayasa’ya, Kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ makam mevki ve kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz, görülmekte olan bir dava hakkında yasama meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunamaz. Bu Anayasamızın 138. maddesinde mahkemelerin bağımsızlığı A maddesinde yazar. (Okumaya devam ediyor Hikmet Bey maddeyi)
“ALNIMIZ AÇIK! ÇALMADIK, ÇIRPMADIK SADECE YAZI YAZDIK”
Siz bunları okudunuz ama… (Sözümü yarıda kesiyor sayın Çetinkaya, sorumu soramıyorum ve uyarıyor beni)
Ama ile cümle kurmayalım! Ama şöyle olur, ama böyle olur cümleleri hoş değil, ne olacak bizi mi öldürecekler? Alnımız açık, gider ifademizi veririz. Çalmadık, çırpmadık sadece yazı yazdık.
“O KATLİAM BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE DARBE”
Soruşturma kararını bekliyor muydunuz?
Köşemde yayınladığım karikatüre, insani duyguların bir çizimi olarak baktım. Yani bir katliamla basın özgürlüğüne indirilen bir darbe olarak gördüm. Yazımda hakaret suçu oluşturabilecek herhangi bir durum yok.
Sayın Cumhurbaşkanı da, Sayın Başbakan da çok ağır eleştirilerde bulundu size. “Tahrik kapısını açıyorsunuz” dedi her iki lider. Hatta Erdoğan, “Düşünce özgürlüğünün bile bir sınırı var, siz ne yapıyorsunuz” dedi. Bu eleştirilere ne diyorsunuz?
Hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasa’ya kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre karar verirler.  Ben size az önce Anayasada ’da geçen maddeleri okudum. Ne Cumhurbaşkanı ne Başbakan ne bakanlar; sözlü ya da yazılı bir takım açıklamalar ile hâkimleri, hukukçuları etkileyemezler bu bir suçtur hem de Anayasal suç. O açıklamalar da hoş değil. Tekrar söylüyorum; bizim alnımız açık… Sosyal medyadan binlerce ölüm tehdidi aldım. Ceyda Karan’ı ve beni ölümle tehdit ediyorlar. Siyasilerin bu açıklamaları yangına körükle gitmeye benziyor…
“YAZARLARIMIZIN DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ VAR”
Gazete içinde de bu durum sanki farklı tepkilere yol açmış gibi görünüyor. Mesela gazetenizin yazarlarından Işık Kansu, yayımladığınız Charlie Hebdo ekine katılmadığını belirtti ve yazılarına bir süre ara verdi?
Cumhuriyet’in vakıf sürecinde bir Anayasası var. O Anayasa’da belirlenmiş kurallar var. O yazının yayınlanmasında hiçbir sakınca görülmemiştir. Yazarlarımız, çalışanlarımız düşünce özgürlüğü kapsamında yazabilirler, çizebilirler. Bir yazarımız ara veriyor yazılarına, umarım geri döner ve yazmaya başlar.
“CUMHURİYET’TE KİMSE KİMSEYİ SATMAZ”
Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Utku Bey size süreçte büyük destek vermiş, doğru mu?
Ben hayatıma kimseden destek beklemedim. Bütün gazetenin desteğinin bende olduğunu düşünüyorum. Cumhuriyet’te kimse kimseyi satmaz…
“Ceyda’yı ve beni ölümle tehdit ediyorlar”demiştiniz, koruma talebiniz olacak mı?
Ben 22 yıldır yakın koruma altındayım.
Çok teşekkür ediyorum beni kırmadığınız için. Geçmiş olsun tekrar.  Dilerim hiçbir zaman korunmaya ihtiyacınız olmaz. Güneşli güzel günler sizinle olsun.

Yorumlayın
Paylaş

Bir gönderi yayınlayabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş

İngilizce Kursu - İngilizce Dersi - İngilizce Eğitimi - İngilizce Kursları