Mehmet Perinçek, Azeri Haber Ajansı admiral.news’a Konuştu

0 Yorum

Mehmet Perinçek, son gelişmeleri Azeri Haber Portalı “Admiral News” için değerlendirdi…

15 yıla aşkın süredir Rus-Sovyet devlet arşivlerinde “Türk-Sovyet İlişkileri” ve “Ermeni Meselesi” üzerine araştırmalar yapan ve bu konular üzerine birçok makalesi ve kitapları yayımlan Türk tarihçi ve siyaset bilimcisi Mehmet Bora Perinçek Türkiye gündemini ve son yaşanan gelişmeleri Admiral.News’a verdiği röportajla değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyareti öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı, 24 Ağustos “Fırat Kalkanı” ile ilgili “ Bize daha fazla ilerlemeyin diyorlar ama biz ilerleyeceğiz” söyledi. Sizce Türkiye’nin Fırat Kalkanı operasyonunu yürütmeye devam etmeli mi ve Türkiye’nin burada gerçek amacı nedir ?

rte

ABD bildiğiniz gibi 2. İsrail olan bir Kurdistan projesi geliştiriyor, Irak’ın küzeyine “kukla bir devlet” kurdu ve bu “kukla devleti” de Suriye’nin kuzeyinden bir kanal açarak , bir koridor açarak Akdenize bağlamak istiyor. Ve ABD’nin bu 2.İsrail Kurdistan planı diğer tarafdan Türkiyenin toprak bütünlüğünü de tehdit ediyor ve ABD’nin bu planında iki tane siyahi araç var hatta “kara güç” dedikleri iki tane kuvvet var daha doğrusu tek kuvvet. PKK ile PYD. Yani ikisi de aynı örgüt, aynı yere bağlı. ABD bir yandan PKK ve PYD’yi kullanıyor, diğer tarafdan ABD IŞİD’i de destekleyerek PKK ve PYD’nin verdiği savaşı haklı göstermeye çalışıyor. IŞİD üzerinden onları haklı çıkarmaya çalışıyor. Burada Türkiye “Fırat Kalkanı” operasyonu ile hem kendi toprak bütünlüğünü sağlamak üzere bir çaba içersine girmiş durumda hem de bu diğer taraftan Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından da önemli çünkü Suriye’nin toprak bütünlüğü diğer taraftan Türkiye’nin de toprak bütünlüğüdür.

Burda Türkiye açısından önemli olan bir nokta var. Türkiye “Fırat Kalkanı” operasyonunu bölücü örgüt PYD ve IŞİD’e karşı devam ettirmeli, fakat bunun Şam ve Rusya ile kordineli bir şekilde yapmak lazım. ABD’nin bölgedeki planlarını bozabilecek en iyi taktik Suriye, Rusya, İran hatta Irakla işbirliği yaparak ABD’nin kürd koridoru projesini bertaraf etmek lazım, dolayısıyla Türkiye’nin operasyonu da bu eksende yürümeli ve Suriye ile de eşgüdümlü bir şekilde götürülmelidir. Sadece bu ittifak sağlandığı takdirde bu başarılı ola bilecektir ve ABD’nin planlarıda bertaraf edilebilecektir.

ABD Türkiye’nin PYD’ye karşı operasyonlarından çok rahatsız çünkü kendi kara gücü olarak ifade etmiş durumda. ABD’nin Fırat Kalkanına ve Türkiye’ye bakışıda zaten son 15 Temmuz darbe girişiminden de çok rahat bir şekilde görülüyor, anlaşılıyor çünkü bir darbe ile Türkiye’de bir alt-üst oluş yaratmak istedi fakat buna da geçit verilmedi. Türkiye bir adım daha ireli giderek ABD’nin kontrol bölgesine girdi. Aslında Türk ordusu Suriye’ye değil, ABD’nin kontrol ettiği bölgeye girdi. Ve bu devam ettirilmeli fakat tabii ki bu Suriye ve Rusya ile eşgüdüm içerisinde yapılmalıdır.

Genel kurmay başkanı Akar yaptığı kritik açıklamada “TSK içindeki hainleri temizlemeye devam ediyoruz” diye belirtti. Bu temizlenme süreci ne kadar sürer ? Bu hainlerin TSK içinde bulunduğu zaman diliminde TSKya ne gibi zararları oldu ?

kurtYani ordu içersindeki bir takım FETÖ’cü kuvvet yüzünden bütün ordunun bir kaç yüzyıllık yapısını değiştirmek hem terörle mücadeleye büyük zarar vermektedir, hem de Türkiye’nin bağımsızlığına, toprak bütünlüğünü savunmasına da zarar vermektedir bu da dikkat edilmesi gereken hususdur.

Bunun ne tür dezavantaj olduğunu en iyi 15 Tenmmuz’daki darbe girişimi göstermiştir.Fakat şunu da söylemek lazım bu Türk ordusunun içersinde yuvalanan fethullahçı takım (FETÖ) tamamen azınlıktır. Türk ordusu esas olarak darbe girişimi gecesinde, sonrasında ve öcesinde de milli, yurtsever mevkide durmaktadır , Türk ordusunun subayları vatanseverdir, ülkesine, bu topraklara bağlıdır. Hatta ülkesi için ölmektedir, şehit olmaktadır, PKK ile savaşmaktadır ve.s. Bunu görmeniz gerekir. Tabiiki Fetullahçılar ve diğerleri temizlenmeli, çoğunlukla da temizlenmiştir bunu da belirtmek lazım. Fakat bundan sonra şunada dikkat etmek lazım Türk ordusunun kendi yapısını, emir komuta zincirini bozacak hareketlerden de kaçınmak lazım. Yani özellikle son dönemde Milli Savunma Bakanlığına bağlanması, GATA’nın askeri hastaneleri ve Harp Akademileri’nin kaldırılması bunlar yanlış adımlardır. Yani ordu içersindeki bir takım FETÖ’cü kuvvet yüzünden bütün ordunun bir kaç yüzyıllık yapısını değiştirmek hem terörle mücadeleye büyük zarar vermektedir, hem de Türkiye’nin bağımsızlığına, toprak bütünlüğünü savunmasına da zarar vermektedir bu da dikkat edilmesi gereken hususdur. Fetöcüler temizlenmelidir, bir çoğu gerçekten temizlenmiştir. Bundan sonra orduyu zayıflatacak hareketlerden kaçınmak lazım, çünkü içinde bulunduğumuz süreç Fırat Kalkanı operasyonu ve PKK ile mücadeleyi görüyorsunuz burada Türkiye’nin güclü ve stabil bir orduya ihtiyacı vardır. Bundan sonra devamlı orduyu kötüleyen, bir darbe yuvası gibi gösteren açıklanmalardan, bu tür girişimlerden ve yapılanmalardan da kaçınmak gerekir.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra Azerbaycanda FETÖ terör örgütüne ait bazı kurumlar kapatıldı, bununla Azerbaycan kardeş ülke Türkiyenin yanında olduğunu gösterdi. Sizce Türkiyede ikinci darbe girişimi yaşanabilir mi ? Ve bunun Türkiye’de hem de Azerbaycanda olmaması için ne gibi önlemler alınması gerekir ?

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiyi en güzel ifade eden söz merhum Haydar Aliyev’in ifade ettiği sözdür “Biz iki devlet, tek milletiz”.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiyi en güzel ifade eden söz merhum Haydar Aliyev’in ifade ettiği sözdür “Biz iki devlet, tek milletiz”. Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ilişkileri en iyi bu söz ifade etmektedir. Türkiye ile Azerbaycan’ın her konuda çıkarları ortaktır. Özellikle bölgede istikrarın, barışın sağlanması, Azerbaycan’ın şu an işgal altında olan toprakların, Karabağın kurtarılması olsun, bölücü terörle mücadele olsun, fetöcü terörle mücadele olsun bunların hepsiyle mücadele de Türkiye ile Azerbaycan’la sıkı işbirliği içerisinde bulunması lazım. Özellikle Azerbaycan’dakı okulların, oradaki televizyon kanalının kapatılması çok önemli adımlardı. Biz bundan dolayı Azerbaycan!a teşekkür ediyoruz. Bu işbirliği daha da geliştirilmelidir. Artık fetöcü örgütün bu tür ayaklanmalar, darbe girişimleri yapma şansı kalmamıştır, başları ezilmiştir. Onlara karşı mücadele devam ettiriliyor ama artık bir fetöcü darbe girişimi vesaire gibi imkanlar mümkün değildir. Başka yollara başvurabilirler, suikastlere girişebilirler, çeşitli başka provokasyonlar içerisinde bulunabilirler ama bir ordu içerisinden fetöcü darbe imkanı yoktur çünkü ordudan temizlenmişlerdir. Zaten ordu içerisinde fetöcüler azınlık bir kesimdi, Türk ordusunun çoğunluğu ülkesine, vatanına, bağımsızlığına her zaman bağlıdır ve yurtseverdir.haydaraliyev

Türkiye sınırlarını mültecilere kapatırsa bu Türkiye’nin AB’ye girmesini zora sokar mı ?

Bu hem Karabağ sorununun çözüm açısından da Kafkasyadaki barışın, huzurun, adaletin sağlanması açısından da önemlidir
Türkiye Avrupa Birliğine girmeyecek. AB Türkiyeyi zaten istemiyor. Diğer taraftan Türkiye’nin de bence AB’ye ihtiyacı yoktur. AB bugün kendisi büyük sıkıntılar içersinde. AB kendi birliğini sağlamaktan yoksun durumdadır. İngiltere’nin Brexit’ten sonra ayrılma süreci daha sonra başka ülkelerde de bu tür girişimlerin olacağı gözüküyor. Avrupa zaten çok büyük ekonomik sıkıntılar içersine gireceği bir süreç yaşıyor. Mülteci sorunları ve diğer sorunlar. Türkiye’nin geleceği AB’de değil, Türkiye’nin geleceği Avrasyadadır. Yani bölge ülkelerine; Azerbaycan, İran, Suriye, Irak, Rusya, Çin, Hindistan, orta Asya, Türk Cumhuriyetlerine yönelmelidir. Türkiye bu birlik içerisinde kalmalıdır. Eğer Türkiye kendi toprak bütünlüğünü sağlamak istiyorsa, kültürel anlamda kendi kültürünü geliştirmek istiyorsa Avrasya ülkeleri ile stratejik ittifaklar geliştirmesi gerekir. Bu hem Karabağ sorununun çözüm açısından da Kafkasyadaki barışın, huzurun, adaletin sağlanması açısından da önemlidir. Diğer taraftan Türkiye’nin ekonomi çıkarları, askeri çıkarları, milli güvenlik bakımından ve kültürel çıkarları Avrasya birliğinden yanadır.

ABD Gülen’i iade edecek mi yoksa Türkiye’yi oyalıyor mu ?karabag

Fethullah Gülen bitmiş bir kişiliktir, hiçbir gücü, etkisi, itibarı yoktur, çökmüş insandır, Onun için gidip de Amerika’ya taviz verilmemesi lazım.

ABD Fetullah Gülen’i teslim eder mi çok fazla ihtimal vermiyorum ama zaten Fethullah Gülen şu an etki olarak bitmiş bir insandır, suçludur. Fakat şöyle bir şey yapmamak gerekir Amerika’nın Türkiye’ye Fethullah Gülen’i verip karşılığında başka pazarlıklar yapmasına da imkan vermemek gerekir. Amerika’nın yasal olarak Fethullah Gülen’i teslim etmesi zorunludur. Bu bir zorunluktur, suçlu barınmaktadırlar, hemen teslim etmelidirler. Amerika’nın bunun pazarlık konusu yapıp Türkiye’nin çıkarlarına aykırı olan başka tavizler koparmasına da izin vermemek gerekir.Çünkü artık Fethullah Gülen bitmiş bir kişiliktir, hiçbir gücü, etkisi, itibarı yoktur, çökmüş insandır, Onun için gidip de Amerika’ya taviz verilmemesi lazım.

Ülvi İmanov

Admiral.News

gulen

Yorumlayın
Paylaş

Bir gönderi yayınlayabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş

İngilizce Kursu - İngilizce Dersi - İngilizce Eğitimi - İngilizce Kursları