‘Muhalefet ettiğim için aday gösterilmedim’

0 Yorum

31 Mart seçimleri sonrası Kırklareli’nde çok nadir görülecek bir olay yaşandı. Partilerin güçlerini birleştirdiği ve ortak aday çıkardığı bu seçimde biri geldi tek başına Kırklareli’nde her siyasi görüşten de oy alarak Belediye Başkanı oldu. Mehmet Siyam Kesimoğlu.

Biz Türkiye Siyasi Haritası’nda tek beyaz noktanın sahibi olan Kırıklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu ile seçim sürecini, CHP’den istifa etmesini, zaferini ve Kırklareli için planlarını konuştuk. Keyifle okuyun.

UĞUR TEMEL (UT): 31 Mart öncesine gidelim. Aday olmak istiyordunuz çünkü Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2014’te sizi tavsiye etmesi üzerine belediye başkanlığı yapmıştınız. Fakat CHP sizi bu seçimler için aday göstermedi. Neden?

MEHMET SİYAM KESİMOĞLU (MSK): Öncelikle roportajlık.com izleyicileri ve okuyucularını saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Mutlu insanlar kenti Kırklareli’nden onlara selamlar gönderiyorum. 2011 yılında ikinci kez milletvekili oldum. Mutlu ve mesut bir şekilde Parlamentoda görev yapıyordum. 2014 yılında Sayın Genel Başkan sana Kırklareli’nde ihtiyacım var dedi. Ben de, ‘’Baş üstüne’’ dedim geldim. Aday oldum, seçildim ve sonra milletvekilliğinden istifa ettim. Burada kısıtlı imkanlara, her türlü engellemelere rağmen 5 yıl içerisinde bugüne kadar dokunulmayan alanlara dokunduk. Kırklareli halkında da bir karşılık bulduk. 2019’da da görevime devam etme isteğimi Sayın Genel Başkana ve yıllarca beraber milletvekilliği yaptığım MYK’da görev yapan arkadaşlarımıza bildirdim. Hiçbir sorun gözükmüyordu ama son dakikada aday yapılmadım.

UT: Peki CHP bunun için gerekçe olarak ne gösterdi?

MSK: Gerekçe göstermediler. Duyduğum tek bir gerekçe vardı, Parti Sözcüsü Faik Öztırak bana neden aday gösterilmediğimi sorunca, ‘’Sen bize muhalefet yaptın’’ dedi.

UT: Muhalefetiniz neymiş efendim?

MSK: Ben Muharrem İnce ile birlikte hareket ettim. Zaten ben tırnak içinde söylüyorum ‘’Siyasi Sabıkalıyım’’ benim geçmişte de böyle yaramazlıklarım oldu.

DENİZ BAYKAL’A KARŞI MUHALEFETE ÖNDERLİK

UT: Ne gibi yaramazlıklar bunlar?

MSK: Demokrasi talep etmek gibi, ön seçim istemek gibi, hak, adalet demek gibi siyasi yaramazlıklarım oldu. Ben 2002 yılında ön seçimle Kırklareli’nde 1. sıradan Milletvekili oldum. 2004 yılında partimin aldığı oyu beğenemedim ve 30 milletvekili arkadaşımla ‘’İktidara Yürüyüş’’ isimli bir parti içi muhalefet hareketi başlattık Sayın Deniz Baykal’a karşı. İlk sözcüleri bendim ve benim arkamda o gün 29 tane milletvekili vardı, biri de Sayın Kılıçdaroğlu’ydu. O gün bizim ‘’Kemal Abimizdi’’ O günün koşullarında 25 arkadaşımız daha sonra bu muhalefetten vazgeçtiler, ben vazgeçmedim.

UT: Onlar neden vazgeçtiler? Siz neden vazgeçmediniz?

MSK: Bunu okuyucuların takdirine bırakıyorum. Onlar halen siyaset yapıyorlar bu da niçin vazgeçtiklerinin somut bir göstergesidir. 2007 seçimlerinde ben tekrar çıkacağım diye ön seçim yapılmadı sonra ben aday yapılmadım, ‘’Deniz Kazası’na uğradım’’ 5 yıl Parlamento dışında kaldım.

UT: Deniz kazası Deniz Baykal Kazası mı?

MSK: Evet doğrudur. Bizim o dönem isteklerimiz son derece demokratik isteklerdi. Tüzüğümüzün demokratik hale getirilmesini istedik, ihtiyaçlar değişiyor programımızın ihtiyaçlar doğrultusunda tekrar düzenlenmesini istedik ve son olarak bu iki anlayışı yapabilecek yeni bir kadro istedik. Bedelini ödedik. 2011 yılında ön seçimler oldu ben yine burada birinci sıradan milletvekili seçildim ama yine yaramazlık yapmaya devam ettim demokrasi adına. Çünkü ben ön seçimi savunmuş bir kişiyim. 2019’da aday gösterilmeme verdiğim tepkiyi bazı arkadaşlar 2014 yılında neden ön seçim olmamasına ses çıkarmadın diye yorumladılar. Şöyle bir fark var ki ben 2014 yılında Belediye Başkanlığı için aday olmadım. Genel Merkezimiz tarafından aday gösterildim. Benim aday gösterildiğim tarihte, YSK’ın yayınladığı takvime göre ön seçim isteme hakkım yoktu. Ben o zaman Babaeski’de oturuyordum ve inanın burada kendime oy veremedim çünkü itiraz süreleri dolmuştu. Sabah eşimle Babaeski’de oyumu kullandım sonra buraya geldim. Bu arada yine parti içerisinde hem burada yerel bir yönetici olarak güzel şeyleri halkımızla buluşturmaya çalıştık. Kırklareli’nin buna ihtiyacı var her zamankinden daha çok.

Biz E-5 dediğimiz karayolunun üzerinde gözden gönülden uzak herkesin Kırıkkale ile karıştırdığı iri bir kasabada yaşıyorduk. Bu 5 yılda ciddi mesafeler aldık. Kırıkkale ile karıştırılmamaya başladık. Bugüne kadar defalarca söz verilen ama hayata geçirilemeyen ‘’Kapalı Pazar’’ projesini hayata geçirdik. Otogar gibi bir projeyi yüzde 50 oranında hayata geçirdik. Yıllardan beri su problemimiz vardı onu çözdük. Şehrimize bir kimlik kazandırdık. Parkları, bahçeleri, caddelerimizi daha çağdaş bir gözle yeniledik halkımızın hizmetine sunduk. Yine yıllardan beri konuşulan otopark sorununu çözdük. Trakya’da ilk defa çöpten elektrik üreten bir tesisi hayata geçirdik. 1,5 yıldır biz Kırklareli’nin çöpünden 1,2 mW elektrik üretiyoruz. Yani çöpten çıkan o gazla elektrik üretip devlete satıyoruz. Kırklareli son derece özgür bir şehirdir, burada herkes birbirini tanır, kavga gürültü olmaz. Biz insanların; etnik kökenine, siyasi kimliğine, diline, dinine bakmayız. Bizim için insan olmak gerekli ve yeterlidir. Öte yandan bizim kırmızıçizgilerimiz de vardır. Benim adım Mehmet Siyam Kesimoğlu. Tartışmam, tartıştırmam. Burası nabzı Mustafa Kemal diye atanların şehridir, tartışmayız ve tartıştırmayız. Burada laik demokratik sosyal hukuk devletinin savunucuları yaşar. Engin hoşgörü ve demokrasi anlayışı vardır ve Mustafa Kemal dediğiniz zaman burada akan sular durur. Bu yapıdaki Kırklareli’ni ülke kamuoyunun gündemine taşımaya çalıştık. Mesela Avrupa Parlamentosu’ndan ödüller getirdik, Sayın Genel Başkanın elinden iki kez SODEM (Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği) ödülü aldık. 2019 Faik Öztrak’ın da dediği gibi muhalefet yaptığım için aday gösterilmedim.

UT: Peki Yerel Seçimler döneminde sizin gibi ‘’Siyasi Yaramazlık’’ yapan diğer isimler aday gösterildi mi? Yoksa hepsi tasfiye mi edildi?

MSK: Çoğu tasfiye edildi.

UT: Aday gösterilen var mı?

MSK: Var. Bolu Belediye Başkanımız Tanju Özcan, Özcan Işıklar aday gösterildi ama Kartal ve Kadıköy Belediye başkanları aday gösterilmedi. Onların aday gösterilmeme sebebini çok yakından bildiğimi söyleyemem ama görünen köy de kılavuz istemiyor. Türkiye’de ekonomik, siyasal, sosyal sorunlar var. Eğer bunları ortadan kaldıracak mekanizmayı işletmezsek yarında ortadan kalkmayacak. Bunun için ülkenin bir sivil anayasaya elbette ki ihtiyacı vardır ama önce iki tane yasanın değişmesi lazım

UT: Hangileri onlar?

MSK: Seçim kanunu ve siyasi partiler kanunu. Siyaset yapanların geleceğini genel başkanlarının iki dudağının ucundan alırsanız Türkiye’nin çözülmeyecek hiçbir sorunu kalmaz. Genel Başkanların elinden tek seçkilerini alırsanız bakalım o partide neler olur. Onun için ben demokrasi talep ettim. Demokrasilerde en büyük güç halkın gücüdür. Ben halkı gücüne inandım kazandım.

UT: Peki 3 Nisanda Muharrem İnce, Özgür Özel ve birkaç CHP milletvekili size destek olmak amacıyla buraya geldi. CHP’nin bu hukuk mücadelenize desteklerini nasıl yorumluyorsunuz?

MSK: Bu ziyaretin benim şahsım ile ilgili olduğunu düşünmüyorum, Muharrem İnce hariç. Muharrem İnce benim 20 yıllık arkadaşım. Diğer saydığınız isimler demokrasi adına geldiler.

3 BİNDEN FAZLA OYUM HEBA OLDU”

UT: Sayın Genel Başkanın bundan haberi var mıydı?

MSK: Var. Levent Gök beni aradı, Özgür Özel’i Genel Başkan’ın görevlendirdiğini ve bu amaçla geleceğini ifade etti. Özgür Özel geldi, adliye binası önünde bekleyen halka bir açıklama yaptı, sonra döndü. Biz orada gönüllüler ordusu ile birlikte demokrasi nöbetimizi tuttuk. Oylarımızın başında durduk dikkatli bir şekilde. Benim 2 bin oyum iptal edildi, bu bir demokrasi ayıbıdır. Bütün partilerin adaylarına makul bir boşluk ayrılmış, ben tek bağımsız aday olmama rağmen bana çok dar bir alan ayrılmış. Bu alanın neresine damgayı vurursanız vurun geçerli ancak aynı hizada benim alanıma vurulan oylar geçersiz sayıldı. İlçe seçim kurulu başkanına itiraz ettiğim zaman bana, “Sayın Başkan bakın burada bir çizgi var bu çizginin yine burada da devam ettiğini hayal edeceksiniz” dedi. Ben de, ‘’Ben bu ülkede hukuk okudum ve hukukta hayali bir çizgi görmedim. Siz çizgi var diyorsanız benim hayal gücüm geniş, ben sizin burada gördüğünüz çizgiyi burada görüyorum. Anayasa’ya göre bu devletin tüm vatandaşları eşit haklara sahip eğer parti adayına tam sütun veriyorsanız, bağımsız adaya da tam sütun vermelisiniz, benim 2 bin geçersiz oyumu saymanızı istiyorum” dedim. Kırklareli’nde benden başka bağımsız aday yoktu ancak Bağımsız Türkiye Partisi vardı. Şimdi benim resmim yok bağımsız yazmıyor, e tabii birçok yaşlımız, göz problemi yaşayanlarımız var. Onu görmekte sıkıntı yaşıyor daha büyük bir biçimde Bağımsız yazısını görüyor altında da Türkiye Partisi yazıyor ona basıyor. 1400 oyumuz da öyle oraya gitti. Ben acilin 112’si ile 112 farkla kazandım ama gerçekte 3 binden fazla oyum böyle heba oldu.

UT: Gelelim tekrar aday gösterilmeme sürecinize. Bağımsız aday olmaya nasıl karar verdiniz?

MSK: Demokrasi talebim sonucunda milletvekilliğine de aday gösterilmediğim dönemde demokrasiye olan inancım dolayısıyla sessiz kaldım. Tabii ki üzüldüm ancak milletimin ve partimin elbet bana ihtiyacı olacaktır düşüncesiyle çalışmaların tümüne katıldım. 2007 Seçimleri, 2009 Yerel Seçimleri, 2010 Referandumu. Belediye Başkanlığına gelince bu çok farklı bir şey, nitekim bende bunu kabul edebilirdim, partim beni aday gösterince iyi göstermeyince kötü değil.

‘’Başka Partilerden Teklifler Aldım’’

UT: Neden kabul etmediniz? Neden bağımsız aday oldunuz?

MSK: Partimin aday gösterdiği arkadaşımızla seçimi kazanamayacağını gördüm. Bunun yanında birçok insan bağımsız aday olmam konusunda fikirlerini söylediler. Benim zaten başka bir partiden adaylığım söz konusu olamazdı.

UT: Teklif geldi mi?

MSK: Geldi tabii ki.

UT: Parti ismi verir misiniz?

MSK: İsim vermeye gerek yok, zaten belli siyasi yelpazeye baktığınız zaman.

UT: Siyasi yelpazenin sağ tarafından mı sol tarafından mı?

MSK: Sağdan gelmez.

UT: O zaman sadece Demokratik Sol Parti kalıyor?

MSK: Ben isim vermiş olmayayım ancak AKP dışında pek çok partiden teklif geldi ama ben 40 yıllık CHP’liyim. Yakama başka bir rozet takmam takamam. Daha sonra bağımsız aday olursam aradan Cumhur İttifakının seçilme olasılığı vardı. Siyaset hesap işidir. Oturdum düşündüm. Sonra Uğur Mumcu’nun bir lafı aklıma geldi: İnsanlar yaptıkları kadar yapmadıkları şeylerden de sorumludur. Bu kararı almamdaki etkenlerden biri bu oldu. Bana Kırklareli halkı bağımsız aday ol dedi bende partimiz aday gösterdiğinde o kararı tanımadığıma ilişkin bir toplantı düzenledim. Ben tecrübeli bir siyasetçi olarak o toplantıya tereddütlü gittim. Acaba toplantıya katılan olur mu diye. Gittiğimde Kırklareli ölçeğinde 5-6 bin kişinin açık hava toplantısına geldiğini gördüm.

UT: CHP’li olduğunuzu söylüyorsunuz. Bağımsız olarak aday olacağınızı, CHP’nin adayıyla kazanamayacağını ve Kırklareli’nin kaybedileceğini CHP’nin üst düzey kadrosuna söylediniz mi? Haberleri var mıydı?

MSK: Ben icazetle siyaset yapmam ya da şantaj gibi algılanabilecek ifadelerde kullanmam ama şunu yaptım: Seçim tarihi belli olduğunda Sayın Genel Başkan’a gittim ve dedim ki, ‘’Benimle çalışmak istemeyebilirsiniz, benim parti içindeki duruşum belli. Saygıyla karşılarım. Ben hiç aday olmayayım beni eşitim olmayan insanlarla yarıştırmayın’’ dedim. Bana, ‘’Olur mu sen son derece başarılısın’’ dedi ve ben sonra aday yapılmadım. Aradan iki gün geçti randevu aldım gittim Sayın Genel Başkan’la görüştüm kaygılarımı ilettim. Aday gösterilen isimle seçimi alamayacağımızı ama benim lehime yapılacak isim değişikliği ile rekor seviyeyle seçimi kazanacağımızı ifade ettim. Faik Bey’in o cümlesini kendisine söyledim kendine muhalefet yaptığım için aday gösterilmediğimi. Hatırlayacaksınız dedim, ‘’2004 yılında dönemin Genel Başkanı Sayın Baykal’a beraber muhalefet yaptık. Bu bir çifte standart değil midir? Sizinle yaparken demokratik size karşı yaparken antidemokratik’’ dedim. ‘’Bunu gözden geçireceğim’’ dedi. Ama ben o başka, partiye geçeceğim, kabul etmiyorum bunu gibi çirkin hareketler ne bana ne Genel Başkana ne de partime yakıştırmam. Bağımsız olmak gibi bir niyetim yoktu. Son ana kadar ismin değiştirileceğine dair ümidim vardı ama Başkan’a anlatanlar beni ‘’çok iyi’’ anlatmışlar ismi değiştirmedi. Benim o dönemde acil ve çabuk bir karar almam gerekiyordu. Yakın dostlarımızla konuştuk. Burada da en büyük pay sahibi olan insanlar kadınlarımızdır. Kadınlarımız, gençlerimiz beni bağımsız aday olmaya ikna etti. Çok çalıştılar gece gündüz asansörü olmayan binalara çıktılar her yerde çalıştılar. Onların başarısıdır. Beraber yarattığımız sinerjinin başarısıdır. Kimilerini bu durum rahatsız etti. Çünkü Cumhur ve Millet İttifakları arasından hiçbir kurumsal destek almadan buraya gelmek Kırklareli gibi bir yerde çok zordur. Ama ben biliyorum ki karı-kocadan biri bana diğeri partilerden birine oy verdi. Özgür insanlar vardır burada laf geçiremezsin. Seçim şarkımızın da bun çok katkısı oldu. Ali Altay kardeşimiz çok güzel 9/8’lik bir şarkı yazdı. Bu şarkı bana uğurlu geldiği için sözlerini değiştirdik Ekrem İmamoğlu’na uyarladık. Benim o şarkım Ekrem Beyle miting miting gezdi.

UT: Bağımsız adaylığınızı ilan ettiğinizde ‘’Neden aday oldun?’’ gibi tepkiler geldi mi?

MSK: Neden aday oldun? Diyenler oldu. Onlar da menfaati zedelenenler. Zannettiler ki ben aday olmayınca aday gösterilen arkadaşımız kazanacak. Ama aday gösterilen arkadaşımız kazanamayacağı için ben çıktım, egomu tatmin etmek için çıkmadım. Görüştüğümüz zaman Genel Başkan’a da söyledim, ‘’Ben yeniden belediye başkanı olduğum zaman ne ömrüm uzar ne boyum uzar. Ama ben aday olmazsam orayı Cumhur İttifakı alır’’ dedim. Siyasi haritaya baktığınız zaman Trakya Bölgesi bu ülkenin yüz akıdır. Bir yerde yüzde 1 CHP’ye oy veren kesin üzülüyor biz bu kadar oy çıkarabildik diye ama sonra Trakya’ya bakıp seviniyor umutlanıyor. Kırklareli’nin kaybedildiğini düşünebiliyor musunuz?

BAĞIMSIZ SEÇİLDİM, ŞUANDA CHP’YE DÖNMEYİ AHLAKİ BULMUYORUM”

UT: Peki seçimden sonra Genel Başkan ya da yardımcıları ya da parti sözcüleri sizi arayıp tebrik etti mi? Senin yuvan CHP’dir ne zaman dönüyorsun gibi konuşmalar geçti mi?

MSK: Levent Gök aradı Meclis Başkanvekili arkadaşımız. Birkaç arkadaşımız ve birkaç belediye başkanı arkadaşımız aradı. Fakat ben bugün itibari ile partime dönmeyi ahlaki bulmuyorum. Çünkü ben seçim süresince bağımsız aday olarak halkımın karşısına çıktım. Bağımsız olduğum için farklı görüşlerde olan insanlarda bana oy verdiler. Ben 40 yıllık partim de olsa bu oyları oraya devşirmeyi ahlaksızlık sayarım.

UT: Peki 5 yıl sonrasını konuşalım?

MSK: 5 yıla kalmayabilir. Şartlar olgunlaşabilir, benim meselem yukarıdaki arkadaşlarla.

UT: Peki 5 yıl sonra tekrar Belediye Başkan adayı olacak mısınız? Olursanız bağımsız mı gireceksiniz?

MSK: Daha 3 ay oldu seçimden çıkalı daha 57 ay var önümüzde. Bilemiyorum, ben buraya geldiğimde 3 dönemlik Belediye Başkanı olarak geldiğimi ifade etmiştim. 2 dönem şu anda garanti, 3.’ye Allah Kerim. Bağımsız olarak girecek miyim? O günün koşullarına bakarım.

UT: O dönemim parti yetkilileri her kim olursa olsun size, ‘’Hadi geri gel partiye’’ derse döner misiniz?

MSK: Ben partime dönerim kısa bir süre sonra da dönerim ama halkıma bunun hesabını veririm, onların görüşünü alırım. Belki bir referandum yaparım. Birçok insanın bu dönüşü olumlu karşılayacağına da eminim ama ben etik değerleri önemseyen bir siyaset adamıyım. Ben politikacı değilim. Politikacı gelecek seçimleri, siyasetçi gelecek kuşakları düşünür. Ben gelecek kuşakların ülkenin hangi koşullarında yaşayacaklarını öngörerek tavır almaya çalışan bunun için bedel ödeyen bir siyaset adamıyım. Partime yarın da dönerim ama dönerken de tahta bavulumu alıp geri dönmem. Bu olumsuz tabloyu Kırklareli halkının önüne kim koyduysa onları biraz üzerim.

ADAYIMIZ İHSANOĞLU DEĞİL YILMAZ BÜYÜKERŞEN’Dİ”

UT: Gelelim Kırklareli’ne… Kırklareli halkına ne vaat ettiniz? Size niye oy verdiler?

MSK: Bir kere ben göründüğüm kadar bir adamım. Asla siyaset yapmam, insanları severim, hümanistim, yüzüm hep güler. Yalanı beceremem yüzüm kızarır, utanırım. Söz vermem yaparım. İnsanlara hak, hukuk, adalet gözeterek yaklaşırım asla ayrım yapmam. Burada insanların siyasi görüşü benimle örtüşüyor diye işleri görülür gibi bir anlayışı şiddetle reddederim. Burada hak sahibinin işi görülür. Tüm çalışanlar, tüm personelim bunu böyle bilir. Kimin zamanında belediyeye girdiniz, kimin zamanında yükseldiniz? Benim hiç umurumda değil içinize bakarım ben derim. Müdürlerimi uyarırım yakınım yoktur olsa bile, kardeşim bile olsa gerekirse kapının önüne koyacaksınız derim. Halkın içindenim.

UT: CHP içinde ‘’Yaramaz’’ bir konumda olduğunuzu söylediniz. CHP’nin içinde farklı kollar var; Ulusalcılar var, yeni CHP’liler var. Siz kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz?

MSK: Ulusal çizgideyim.

UT: CHP’de Eklemeddin İhsanoğlu vakası yaşandı. MHP ile beraber çatı adayıydı. Ona karşı bayrak açan 21’ler içinde değildiniz. Neden?

MSK: O günün koşullarında belki de önemsemedim. Aslında bizi adayların açıklanmasından bir hafta önce Eskişehir’de topladılar, aday başkasıydı. Hocamız Yılmaz Bey’di. Biz oradan buraya döndük bir hafta sonra öğrendik ki aday Ekmeleddin İhsanoğlu. O kadar önemsemedim. Destekledim mi hayır ama öyle bir hareketin içinde bulunma ihtimalim olsa dahi biraz iletişimin de gerekli olduğu bir konuydu. İletişim kanalı olmalı çünkü Parlamentoda berabersiniz ve beraber tepki vermeniz gerekiyor. Belediye Başkanı olunca biraz uzak kalıyorsunuz.

UT: Siz bağımsız adaydınız ve bir partiye bağlı değildiniz. Seçim kampanyanızı nasıl finanse ettiniz? Biz erken gelip biraz Kırklarelililerle konuştuk bize sizin hem Cumhur hem Millet İttifakı adayından daha fazla harcama yaptığınızı duyduk?

MSK: Size bunları söyleyenler para harcarken benim yanımda mıydı? Dedikodulara yanıt vermem ama size şunu söyleyebilirim son hafta FETÖ’cüydüm ben. FETÖ karşıladı benim harcamalarımı. Ben hayatım boyunca tüm terör örgütlerine karşıydım FETÖ de bunlardan biridir. Ben hayalim olan kaymakamlık mesleği için çalıştım, emek verdim. Bakanlığın kapısında adım olan liste 1 saat sonra değiştirildi. Orada vali olanlar, kaymakam olanlar şu an FETÖ soruşturmasından ya hapiste ya firarda. CHP’yi bölmek için 20-30 milyon TL aldığım söylendi. Benim parayla pulla işim olmaz. Benim etrafımda bir gönüllüler ordusu vardı. Kimi arkadaşım matbaayı üstlendi, kimi arkadaşlarım otobüsü, otobüslerin giydirilmesi vs. şeylerle ilgilendi. Benim tarafımdan yapılan harcamaların hepsi benim adıma faturalandırılıp dosyalandı gün ola harman ola diye.

UT: Peki üç aşağı beş yukarı bir rakam verebilir misiniz?

MSK: Doğru bulmam. Ben mesela burada Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evin aynısı yaptırdım. Kimi kaba inşaatını üstlendi, kimi camları üstlendi. 150 bin lira civarında bir para toplandı onlarda zaten heykellere gitti, bir kısım objelere para verdik. Ben uzun yıllardır eşya biriktiririm ben hibe ettim. Biz bu eseri anonim olarak halka beraber dayanışma içerisinde yaptık. Benim seçim kampanyamda da durumdan vazife çıkarmak isteyen insanların karşıladığı giderler oldu. Bunları açıklamayı etik bulmam bu tarz soruları, eleştirileri de sizi tenzih ederek söylemek gerekirse yersiz bulurum. Burada meyveli ağacın taşlandığı gerçeği vardır. Bu süreçte birçok karalamalara maruz kaldım, anketlerde hep üçüncü gösterildim. Yüzde 13 oy alacağım tahmin ediliyordu. Bende dedim ki, ‘’Ya yüzde 13 oyum varsa beni neden ciddiye alıyorsunuz? Neden herkes bana hücum ediyor? Ben tehlike arz etmiyorsam beni yok sayın’’ Adayların hepsi benim üzerimden oyunlarını kurdular. Çeşitli değerlendirilmelerde bulundular fakat bunlar geride kaldı. Hiç biri için kötü bir yorumda bulunmadım, iddialara cevap vermedim ama şunu söyledim: Gelin kent meydanına bir platform kuralım orada siz sorularınızı bana sorun halk kararını versin. Bu teklif karşılık bulmadı.

UT: Peki efendim, ekonomik sıkıntılar yüzünden durmak zorunda olduğunuz bir yeni otogar projeniz olduğunu söylediniz. Otogarın yanındaki akaryakıt istasyonunu belediye işletemez miydi?

MSK: İşletemez. Belediyeler işletmecilik yapamaz. Orası benim projem ve 36 dönümlük bir yerdi. Oranın yarısı kadar da kamyon ve tır garajı yapacağım çünkü şehir içinde kamyonlar ve tırlar görüntü kirliliği yapıyorlar onların hepsini oraya taşıyacağım. Şehrimizde 4 tane kargo şirketi var onları da oraya taşıyacağım büyük araçlarla şehre gelmeyecekler küçük araçlarla teslimat yapacaklar. Ben belediyelerin işletmecilik yapmalarını doğru bulmuyorum.

DOĞMAMIŞ TORUNUMA BIRAKACAĞIM EN BÜYÜK MİRAS”

UT: Peki eski otogar ve yeri ne olacak?

MSK: Oranın yanındaki şantiye binasını da taşıyacağım. Hedefim yeni sanayi sitesini oraya taşımak. Orada yer alan 400 dükkanın 80 tanesi belediyeye ait 320 tanesi özel şahıslara ait onları da taşıdıktan sonra oraya bir modüler sistem yapacağız. İşte oranın şehrin nefes alacağı bir yer olsun istiyorum. Mesela ortada büyük bir havuz, etrafında kafeler ve restoranlar, koşu yolları, bisiklet yolları. Kentte bir cazibe merkezi haline gelecek bir alan yaratmak istiyorum. Bu düşüncemi detaylandıracağız sonra yarışma ile 5 projeyi kabul edeceğiz ve bu 5 projeyi halka sorup halk neye karar veriyorsa onu uygulayacağız. Şimdi rektörlük binası arazisi bizim, bina Kültür Bakanlığı’nın. Şu an rektörlük kullanıyor. Orası aslında halk için kültür merkezi olsun diye verilmiş bir arsadır. Rektörlük kampüs içinde yeni binasına kavuştuğu için oradan çıkması lazım. Ben oraya belediye hizmet binası yapmak istiyorum ama işte engellemelerden bahsettim bu engellemeler dolayısı ile henüz alamadım ve yargıya başvurdum. Eğer orayı alamazsak az önce bahsettiğim alanda bütün birimleri içine alan bir belediye hizmet binası düşündük. Onun karşısında kent yeni yatırımlar almalı ve sağlıklı büyümeli. Bunun için yatırımcıları teşvik etmek istiyorum. Ben biliyorum ki akıllı adam aklını daha akıllı adam başkasının aklını kullanılır. Buna ortak akıl denir. Ben bu aklı kullanarak burayı modern bir kent haline getirmek istiyorum. Kırıkkale ile karıştırılan iri bir kasaba yok artık. 31 Mart seçimleri sonucu adımızı Türkiye’de duyurduk. Benim seçim dönemi arkadaşlara söylediğim şöyle bir şey vardı: Biz tarih yazacağız tarihte bizi yazacak. Türkiye haritasında da bir iz bıraktık, seçim haritasına baktığınız zaman tek bir beyaz renk var o da Mehmet Siyam Kesimoğlu bu da benim doğmamış torunuma bırakacağım en büyük mirastır.

UT: Peki Kapalı Pazar’ın durumu ne olacak?

MSK: Pazarcılar Odası ile görüşüyoruz işletmeyi onlara bırakmak istiyorum. Ben hiçbir zaman belediye olarak işletme yapalım istemem. Belediyelerin amacı kar değildir bazen zarar da etseniz o kamu hizmetini oraya getirmek mecburiyetindesiniz. Şu anda iktidar partisinin gözünden bakmak olmaz. Biz kamu hizmetini getirelim ilgili kuruma devredelim. Pazarcılar Odasına da belli bir bedelle işletme hakkını devredeceğiz. Orası devasa bir alan orada fuarlar, sergilerde olabilir. Halkımız orada yağmur, çamur olmadan alışverişlerini yapabilecekler. Etrafındaki dükkanlarla da cıvıl cıvıl yaşayan bir yer haline gelecek.

UT: Siz İller Bankası’ndan para alıyorsunuz değil mi? Bu 3 ay ve önceki dönemlerde bunda bir gecikme oldu mu?

MSK: Hayır olmadı. Bu anayasal bir haktır. Ülkenin vergi gelirinin yüzde 5’i pay ayrılır nüfusa ve vergiye göre ayrılır ve o para gelir. Hatta ben bağımsız başkan olduğum için gelen devlet desteği kesilir dediler. Ben burada olsam da olmasam da o para Kırklareli’ne gelecektir. Bu bir lütuf değildir haktır.

Yorumlayın
Paylaş

Bir gönderi yayınlayabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş