Kaz Dağları Matematik Köyü: Eğlence ve eğitim bir arada

0 Yorum

Matematik, birçoğumuzda ‘zor olduğu fikrini’ çağrıştırır. Bu durum daha ilkokul çağlarında zihnimize yerleşmeye başlar. Kimi zaman içsel nedenlerden kendimize koyduğumuz engeller, kimi zaman ailelerimizin veya çevrenin kendi korkularını, kaygılarını aktarmasına bağlı olarak, bazen de okul sıralarında öğretmen ve arkadaş çevresine bağlı olarak gelişen olumsuzluklardan dolayı bu; ‘zor ve anlamıyorum’ fikri zihnimize yerleşmeye başlar.

Oldukça uzun zamandır ‘Öğrenme’ üzerine yaptığım çalışmalar ışığında çok rahat bir şekilde söyleyebilirim ki; öğrenebilme önündeki tek engel zihinde yaratılan engellerden ibaret… Kaz dağları Matematik Köyü kurucusu Mehmet Karayiğit hocamız gibi insanlarla tanışmak ise bu anlamda umut verici. Oğlum için çıktığımız bu matematik köyü yolculuğunu da bu yüzden sizlerle paylaşmak istedim.

Röportaj: Özlem DOĞAN | Fotoğraf: Işıl Çakıt EZİCİ

“MATEMATİK KÖYÜ ÇOK ÖZEL BİR KAMP”

Özlem DOĞAN:  Merhaba Mehmet Bey. Sizi tanıyabilir miyiz? 

Mehmet KARAYİĞİT: Ben Mehmet Karayiğit. Matematikçi yazar. Malatyalıyım. İstanbul Üniversitesi mezunuyum. 2011 yılında,” Matematikte Kurs sistemi” isimli, temelden başlayan ve adım adım ilerleyen birinci kur temel matematik, ikinci kuru pratik matematik, üçüncü kuru ileri düzey soru çözümleri ile ilgili olmak üzere bir sistem geliştirdim. Bu sistemi on bir yıldır Türkiye çapında uyguluyorum. Bu çalışmaları daha çok İstanbul’da yapıyorduk. Pandemiden hemen önce ise Çanakkale’de Kaz dağları Matematik köyü projesini başlattık. Gelişerek, genişleyerek ve projeyi güzelleştirerek ilerliyoruz. Geçen sene, pandemi olmasına rağmen, dokuz kamp yaptık, bin iki yüz misafir ağırladık. Yurtiçi olduğu gibi,  yurtdışından, Almanya, Fransa, Rusya, Brezilya’dan da misafirlerimiz oldu. Matematik köyü, doğada olmasıyla, oksijenin olmasıyla, Kaz dağlarında olmasıyla çok özel bir kamp.

“İNSTAGRAM SAYFAMIZ, TÜRKİYE’NİN EN ETKİLİSİ”

ÖD: Kitap çalışmalarınız ve sosyal medyada yayınlarınız var. Konu anlatımı videolarınız var. Bu konuda da bizi bilgilendirir misiniz? 

MK: Dokuz kitabım var, matematikte kur sistemi ile ilgili. Bu kitapları videolara dönüştürerek, kampa katılamayan öğrenciler için de bir fırsat oluşturmaya çalıştım. İnstagram üzerinde de “temel matematik “ sayfamız var ve bu sayfa için Türkiye’nin en etkili matematik sayfası diyebilirim. Yedi yüz bine yakın takipçisi var. Bu sayfada taktik ağırlıklı, öğrencinin de velinin de ilgisini çekebilecek, kalem kullanmadan beyin egzersizi yaptırmak amacıyla oluşturulan sorular var. Tüm tanıtım çalışmalarımızı da bu sayfa üzerinden yapıyoruz.

“7’DEN 77’YE HERKESİN GELEBİLECEĞİ BİR ORTAM”

ÖD: Matematik köyünün çıkış fikri nasıl oldu? 

MK: İstanbul’da Matematik ile ilgili beş yüze yakın konferansım oldu. Bu konferansları verirken asıl amacım, bir sahil kasabasında matematik köyü kurmaktı. Ailevi nedenlerden dolayı, Çanakkale’nin Yenice kasabasına geldik. Burada Belediye Başkanımız Veysel Acar Bey ile tanıştık. Başkana çalışmalarımı anlattım. Bu kamp alanı tam benim hayal ettiğim şekildeydi. Sayın Başkanla bu projeye girdik. İlk yıl beklediğimiz sayıya ulaştık. Tanıtımlar yaptık. Devam eden yıllarda sayımızı hep arttırarak dördüncü yıla kadar geldik.  Türkiye’de bu köyün diğer bir örneği Ali Nesin hocamızın matematik köyü. Biz bu köyden de esinleniyoruz, başarılı çalışmalarını takip ediyoruz. Köyümüz, Ali Nesin hocamızın köyünden sonra, en etkili, en çok tanınan Matematik Köyü. Köyümüzün, diğer örneklerinden farklı yanları da var. En önemlisi, veliler de köye katılabiliyorlar. Hatta 3-6 yaş oyun grubu dahil, ilkokul, orta okul, lise öğrencileri, mezun öğrenciler ve merkezi sınavlara hazırlanan herkes katılabiliyor. Ve hatta öğrenciniz olmasa bile tatil amaçlı kamplara katılabiliyorsunuz. Özetle; 7’den 77’ye herkesin gelebileceği, oksijeniyle, doğasıyla, etkinlikleriyle güzel bir ortam var.

ÖD: Kamplar ne kadar sürüyor? 

MK: Kamplarımız 7 gece 8 gün olarak uygulanıyor.

“GÜN, DOĞA YÜRÜŞLERİ İLE BAŞLIYOR”

ÖD: Kamp programı nasıl? Kampta bir gün nasıl geçiyor? 

MK: Kampta her gün 06.45’te öğrenci, veli, eğitmenler olarak kamp alanında toplanıyoruz, Sekiz’e kadar doğa yürüyüşleri var. Her gün için farklı parkurlar var. 08-09 arası 44 çeşitten oluşan açık büfe kahvaltımız var. Dokuz’da, açık alanda tüm sınıflar derslere başlıyor. Sınıflar, 8-10-12 kişilik seviye sınıfları şeklinde. Seviyeyi belirlemek için, kampın ilk gününde yaptığımız bir sınav var. Eğitimin içeriğini, kendi hazırlamış olduğum kitaplar üzerinden gerçekleştiriyoruz. Eğitimciler de benim yetiştirdiğim, genç dinamik, güler yüzlü hocalar. Dokuz’da başlayan dersler, 40 dakikalık periyotlar halinde 12.40’a kadar dört ders olarak devam ediyor. 13-14 arası öğle yemeğimiz, yine açık büfe şeklinde. 14.00 sonrası, 40 dakika üzerinden iki dersimiz daha var. Derslerimizin ardından sosyal aktiviteler başlıyor. Bu aktiviteler arasında;  yarı olimpik havuzda yüzme, bisiklet turları, ok atma, doğa yürüyüşleri, masa tenisi gibi aktiviteler var. Bunun yanında, öğrenci ve veliyi bir arada bulundurup, dönemine göre çilek toplamaya da götürüyoruz. Yani, matematik kampının yanı sıra iyi bir tatil, iyi bir etkinlik ve sosyalleşme kampı olarak da düşünebiliriz burasını. Ve ayrıca, telefon bilgisayardan bir hafta da olsa, çocukları arındırmaya çalışıyoruz. Arkadaş ortamı, sosyalleşme ortamı yaratmaya çalışıyoruz. Hatta çocukları sosyalleşsin diye kamp süresini uzatan velilerimiz bile var.

“ÖĞRENCİ, YAPAMAYACAĞINI DÜŞÜNDÜĞÜNDEN KORKAR”

ÖD: Matematik öğrenciler için hep korkulan ders olmuştur. Bu kampta o korkuyu değiştirmek için neler yapıyorsunuz? 

MK:  Öğrenci  ve hatta herkes yapamayacağını düşündüğü şeyden korkar, uzaklaşır. Aslında bu korkudan ziyade soğumaktır. Bunu aşabilmek için, kişiye yapabileceğini hissettirmeniz gerekir. Bunun içinde belli metotlar uygulanır. Öğrencinin seviyesine göre bir soru sorulur, öğrenci bu soruyu çözdüğü zaman, motivasyonu oluşmaya başlar. Matematikte başarı için, çalışmak yüzde otuz’dur. Geri kalan yüzde yetmiş, “ matematiği yapabiliyorum.” motivasyonudur.”  Öğrenciyi motive ettikten sonra eğitim verirseniz çok başarılı olur.

“EN GÜZEL ANLAMA YOLU ANLATMAKTIR.”

ÖD: Sizin geliştirdiğiniz ‘Matematikte Kur Sistemi’ nedir? 

MK: Matematikte kur sistemi, tamamen öğrencinin seviyesine göre dört aşamadan oluşuyor. İlk aşama, matematiksel düşünme becerileri. Bu aşama, en temel düzey.  Örneğin, öğrenciye “Seksenin yarıma bölümü kaçtır” diye soruyoruz. Öğrenciye bu soruyu şöyle anlatıyoruz: Bir ekmekten, iki yarım ekmek çıkar, iki ekmekte dört tane, dört ekmekte sekiz tane, seksen ekmekten 160 yarım ekmek çıkar. Yani bir sayının yarıma bölümü, o sayının iki katıdır diyoruz. Ve öğrenciye bunu arkadaşlarına anlatmasını istiyoruz. En güzel anlama yolu da anlatmaktır. Biz bu yönteme, ilk aşama pratik matematik düşünme becerileri diyoruz. Bu kurda doksan tane teknik var. Bu doksan tekniğin hepsini ezberlemek zorunda değil öğrenci ama yazmak zorunda.

“BİR HAFTADA YİRMİ TEKNİK VERİYORUZ”

ÖD: Bir haftada bu tekniklerin hepsini öğretebiliyor musunuz?

MK: Hayır. Bir haftada ancak yirmi kadar tekniği veriyoruz. Geriye kalanını da, ‘ilk kur eğitim setini’ kampın son günü öğrencinin telefonuna tanımlıyoruz. Öğrenciden de iki hafta boyunca bunu yazılı olarak çalışmasını istiyoruz.

“DEĞERLENDİRMEYİ ÖĞRENCİ KENDİSİ YAPIYOR”

ÖD: Kurs sonunda öğrencinin kazanımını nasıl ölçüyorsunuz? 

MK: İlk kur temel matematik ve pratik düşünme becerilerinden oluşuyor. Bir hafta içinde biz bu eğitimi veriyoruz. Ardından öğrenciden, buradan ayrıldıktan sonra, telefonuna tanımladığımız ilk kuru tekrar etmesini istiyoruz. Kampın ilk günü, öğrencinin seviyesini ölçmek için sınav yapıyoruz. Ancak, son gün sınav yapmıyoruz. Bunun da sebebi şu; bazen misafirlerimiz, “ ilk gün zor sorular soruluyor, son gün ise basit sorular soruluyor.”  diyorlar. Sırf bu eleştiriyi almamak için, öğrenciye kendi okulunda, kendi kursunda da kendinizi deneyebilecekleri fikrini aşılıyoruz.  Bu şekilde objektif bir değerlendirmeyi, öğrenci kendisi yapıyor.

ÖD: Peki diğer kurlar? 

MK: İkinci kur dediğimiz,  tamamen pratik tekniklerle, pratik matematik üçüncü kurda sınav sistemi için ileri düzey soru çözümleri. İkinci ve üçüncü kur, alt yapısı olan ve 7.sınıftan 8.sınıfa geçen öğrencilerden başlıyor. Öğrenci hangi seviyedeyse, o eğitimi almış oluyor burada.

ÖĞRENCİ DEĞİL KARDEŞ

ÖD: Öğretmenleri nasıl belirliyorsunuz? Onlar hangi eğitimden geçiyorlar? 

MK: Benim düşüncem, biraz aykırı. Ben hocanın hangi üniversiteden mezun olduğuyla ilgilenmiyorum açıkçası. Önceliğimiz, hocalarımızın buraya gelen öğrencileri, kendi kardeşleri gibi düşünmeleri. Ve her gelen öğrenciye eşit ilgi, eşit muamele yapılmasını istiyoruz. Genç, dinamik, güler yüzlü hocalar seçiyoruz.

ÖD: Hocalarınıza, kendi hazırladığınız müfredatı nasıl aktarıyorsunuz? 

MK: Her hafta stajyer hocalarımız oluyor.  Stajyer hocaları da öğrenci ile yetiştiriyoruz aslında. Hocalara fasikül içinde ne varsa, nasıl anlatılması gerektiğini öğretiyoruz. Eğitimleri ben veriyorum, benden eğitim almayan  hiçbir hoca derse girmiyor.

ÖD: Burasının dışında düzenlediğiniz etkinlikler var mı? 

MK: Buraya gelemeyenler için, Kaz dağları Matematik Köyü müfredatıyla birebir, etüd şeklinde , 30 farklı şehirde eğitimlerimiz var.

“AMACIMIZ, KALEM KULLANMADAN İŞLEM YAPMAK.”

ÖD: Sizden dinlediğim “taktik” modelini de anlatır mısınız? 

MK: Bu model, temel matematik instagram sayfasında ortaya çıktı. Buna hap bilgi diyordum ben. Ancak bu isim yanlış anlamalara yol açmaması için taktik olarak değiştirdim. Bunun amacı şu; herkese kalem kullandırmadan, beyin egzersizleri yaptırmak. Bu yöntem, hem öğrenciye hem veliye farklı motivasyon katıyor.

“ÖĞRETMEN İKİYE AYRILIR; ANLATMAN- ÖĞRETMEN.”

ÖD: Okuldaki sistemden farklı, çocuğa bakış açısını değiştirecek ne sunuyorsunuz burada? 

MK:  Öğretmen ikiye ayrılıyor aslında:  Anlatman ve öğretmen. Anlatman dediğimiz şey; sınıfa girip sınıftaki öğrencilerin seviyesini fark etmeden dersi anlatan, zil çaldığında da sınıftan çıkan kişidir. Eğitim sistemimizin en büyük sıkıntısı anlatmanların çok olması. Öğretmen ise;  sınıfa girdiğinde, hangi öğrencinin nasıl anlayabileceğini yakalayabilen, öğrencinin hangi noktada kavratabileceğini anlayan kişidir. Buradaki sistem; tamamen öğretmenlerin anlattığı bir sistem. Örneğin, hiçbir şey bilmeyebilir öğrenci. Ama o öğrenciye bir şey anlattıktan sonra, öğrenciye konu ile ilgili soru çözdürerek, motive edilerek bilgi verilir. Biz, öğrencinin v ar olan zekâsını kullanmasını gösteriyoruz. Buradaki eğitim sonrasında verdiğimiz fasiküllerle okula da hazırlanıyor öğrenci.

ÖD: Bireysel farklı, gerek üstün zekâlı, gerekse öğrenme güçlüğü çeken çocukları nasıl gözetiyorsunuz? Bu çocuklar için ayrı grup yapılıyor mu? 

MK:  Özel öğrenci geldiğinde ayrım yapmaya çalışıyoruz. Zaten eğitim sistemi adım adım ilerlediği için arada boşluk kalmıyor. Hiçbir şey bilmediğini varsayarak başladığımız  ve adım adım ilerleme yaptığımız için anlaşılmayan bir nokta kalmıyor.

“365 GÜN EĞİTİM VERMEK İSTİYORUZ”

ÖD: Matematik köyü sadece tatil dönemi için mi yoksa okul döneminde de devamlılık söz konusu mu? 

MK: Matematik köyü, yaz tatilinde ve ara tatillerde oluyor. Ama amacımız 365 gün burada eğitim verilebilecek bir konsepti yakalamak.

ÖD: Öğrenci ya da veli bu köyü niçin tercih etmeli? 

MK: Matematikte sorunu olan ya da matematiğini ilerletmek isteyenler için var. Ama en önemlisi matematik kampının yanı sıra, hem etkinlik hem de sosyalleşme açısından velilerimiz tercih edebilirler. Bulunduğumuz konum itibariyle İstanbul, İzmir, Bursa gibi şehirlere yakınlığımız da tercih sebebi.

ÖD: Biz veliler için de güzel aktiviteler var burada. 

MK: Çok teşekkür ederiz. Doğa yürüyüşleri farklı parkurlarda her sabah 06.45’de başlıyor. Bu bölge, yani Kaz dağları, dünya üzerinde oksijen oranı açısından en zengin ikinci bölge olarak kabul ediliyor.

“ÖĞRENCİLER, DERSLE İÇ İÇE”

ÖD: Dersler açık alanda yapıldığı için, öğrencilerin dikkatlerinde dağılma oluyor mu? 

MK: Açık hava olsa da sınıftaki öğrenci sayısı 8-12 arasında değişiyor. Az sayıda öğrenci olması dikkat dağınıklığını azaltıyor. Hocalarımız da olaya hakim olduğu için bu sorunu yaşamıyoruz. Öğrenciler, sistem gereği dersle iç içe, Tahtaya kalkıp soru çözüyor, oturduğu yerden soruya cevap vermesi isteniyor. TAKTİK sorularını, TAK ve TİK olarak ikiye ayırdık, TAK sorularının çözümünü hocalar yaparken, TİK sorularının çözümünü öğrenciler sınıfa anlatarak çözüyorlar.

“DERSE GEÇ KALAN ISLANIR”

ÖD: Sınıflar arasında eğlencelere de şahit oluyoruz. Örneğin “su savaşları” var. Sınıflar birbirlerine sulu sürprizler yapıyorlar. 

MK: Sadece o kadarla da kalmıyor, öğrenci de geç kalan öğretmenini bir kova su ile ıslatıyor.

ÖD: Eklemek istedikleriniz var mı? 

MK: Kaz dağları Matematik köyüne herkesi davet ediyoruz. İlkokul öğrencisini velisiz alamıyoruz. Daha üst yaş grubu öğrenciler dilerlerse velisi olmadan da katılabiliyorlar. Buraya çeşitli sebeplerden gelemeyenler içinde, buradaki müfredatın aynısını gündüzlü bir şekilde Türkiye çapında yapacağımız Matematik kamplarımıza davet ediyoruz. Değerli velilere şunun garantisini verebilirim;  kendi çocuğumun nasıl bir eğitim almasını istiyorsam, buraya gelen yavrulara da aynı eğitimi veriyoruz.  Sistemimizin en önemli özelliği bu. Öğrenciye dokunabilmeyi hedefliyoruz. Öğrencinin anlamadığı noktayı, anlatabilmek öğretebilmek amacımız. Temel Matematiğin içinde, konu anlatımı var, konu çözümü var, pratik düşünme becerileri var, taktikler var, görsel etkinliler var, düşündüren sorular var. Bunların hepsinin birleşimi ile farklı bir sonuç çıkıyor ortaya. Çocuklara da farklı bir özgüven, sosyalleşme oluyor. Burada aldığı eğitim sayesinde yıl içinde matematikten çekinmiyor, matematik ile ilgili sorun yaşamıyor. Burada verdiğimiz bilgiyle çocuk aynı zamanda sosyalleşiyor da.

 

Kaz Dağları Matematik Köyü: Eğlence ve eğitim bir arada | Röportajlık (roportajlik.com)

Yorumlayın
Paylaş

Bir gönderi yayınlayabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş